"Muhyiddin-i Arabi'nin tebşiratı hatırıma geldi." ifadesindeki “tebşirat” nedir acaba?
Değerli Kardeşimiz;
"Muhyiddin-i Arabî Hazretlerinin tebşiratı hatırıma geldi. Zât-ı fâzılânelerindeki gördüğüm şefkat-i pederânenin, o büyük zâtın haber verdiği şefkat-i pederâneyi hâiz bulunduğunuza iman ettim. Kadîr-i Mutlak hazretleri siz Üstadımızdan kat kat razı olsun ve bizleri de hizmetinizde ve hizmet-i Kur’ân’da daim ve sabit eylesin ve Üstadımızın kıymetli ve kudsî işaretlerine ve kıymetli dualarına mazhar eylesin. Âmin bihürmeti Seyyidi’l-Mürselîn."(1)
“O büyük zâtın haber verdiği şefkat-i pederâneyi hâiz bulunduğunuza iman ettim” cümlesinden, o tebşiratın "ahir zamanda gelecek o zatın mesleğinin bir esasının şefkat olacağını İbn-i Arabi ta o zamandan müjdelemiş" şeklinde anlayabiliriz.
(1) bk. Barla Lahikası, (282. Mektup).
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Muhyiddin Arabî, Mehdinin dokuz önemli özelliğini nazara verir: O basiret sahibi, Kitap'ı iyi anlayan, mânâsını bilen, görevlendireceği kimselerin hal ve hareketlerini iyi kestiren, öfkelendiğinde merhamet ve adaletten ayrılmayan; varlıkların sınıflarını, işlerin girift yönlerini bilen, insanların ihtiyaçlarını iyi anlayan, bilhassa zamanının gâib ilimlerine vâkıf olan kimsedir.
Şârânî, Kıyamet Alâmetleri, s. 189.