"Mü'minde dahi bir maraz-ı asabî bulunuyor veya maraz-ı kalbî var. O dahi ehl-i dalalet gibi, ehemmiyetsiz şeylere ziyade ehemmiyet verir." Buradaki hastalıkla birlikte cümleyi izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanın fıtratında, dünyanın basit ve âdi şeylerine karşı lüzumundan fazla ehemmiyet verme ve meşgul olma zafiyeti bulunuyor. İşte Üstadımız bu zafiyeti "maraz-ı asabî" ya da "maraz-ı kalbî" olarak tasvir ediyor.

Bu zafiyet küfür ehlinde daha ziyade oluyor; çünkü onların nazarında, âleminde, dünyasında ahiret, beka, Allah gibi mefhumlar yer tutmuyor. Dolayısı ile kâfirlerin birinci derdi ve en mühim gayesi, dünya ve onun ehemmiyetsiz işleri oluyor. Bu yüzden, iki paralık dünya umuruna bütün vaktini ve enerjisini sarf edebiliyor. Çünkü meşgul olacağı başka ulvî gayesi ve hedefi bulunmuyor.

Bu hastalık zaman zaman mü’minlerde de nüksediyor, lakin mü’minlerde bulunan iman ve ahiret inancı, derecesine göre bu hastalığın tesirini azaltıp çabuk intibahına sebebiyet veriyor.

Koca koca adamlar bir futbol maçı üzerine saatlerce yorum ve konuşma yapıyorlar, hatta bazen birbirine giriyorlar. Halbuki futbol 90 dakikalık basit bir oyundan ibarettir...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 2.321
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Adem68474
Asabi kelimesi ne manaya geliyor izah edermisiniz
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Asabi kelimesi burada bedenin ihtiyaç ve arzuları anlamında kullanılıyor. Zaten insanı dünyaya müptela eden birinci sebep bedenin bu ihtiyaç ve arzularıdır. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Kullanıcı

Aslında futbolda veya sporda mesele süre değil, kalbin bağlanması.

İnsan biraz futbol konuşur, muhabbet eder → bu meşru bir teneffüs.

Ama sohbetin tamamını kaplarsa, kalbi bağlarsa, zihni sürekli onunla meşgul ederse → işte burada gayeye dönüşme tehlikesi var.

Risale-i Nur’un ölçüsü şu:

 Her şey meşru dairede, fıtrî ihtiyaç ve teneffüs kadar olmalı.

Futbol → teneffüs.

İbadet, tefekkür, ahiret şuuru → asıl gaye.

Saatlerce futbol = gayeye dönüşüyor, kalbi bağlıyor → malayaniyat.

Azı → teneffüs, muhabbet vesilesi, meşrudur.

Çoğu → kalbi bağlar, putlaşır.

Yani mesele futbol değil, ona verilen değer ve bağlanma derecesi.

1. Ortak Dil ve Muhabbet Zemini

İnsanlar tanıştığında çoğu zaman ortak bir konu arar. Futbol gibi yaygın bir konu, özellikle Türkiye’de, hızlıca “ortak dil” oluşturuyor.

Böylece insanlar kolay kaynaşıyor, dostluklar kuruluyor. Hatta siyasete veya sert tartışmalara girmeden, daha “güvenli” bir sohbet alanı açıyor.

2. Aidiyet ve Takım Ruhu

İnsan tabiatı gereği “bir yere ait olma” ihtiyacı duyar.

Futbol taraftarlığı, insanlara bir aidiyet duygusu veriyor. Birlikte sevinmek, birlikte üzülmek; bu ortak duygu paylaşımı insanlar arasındaki bağı kuvvetlendiriyor.

Bunlardan dolayı risaleleri tanıdıktan sonra tamamen bıraktığım futbolu(yani put falan deniliyordu), dengeli olacak şekilde gerek eski takımımı takip, gerek de arkadaş ortamında konuşulduğu için sosyalleşememe gibi durumlardan dolayı, futbolu arkadaş ortamında konuşma kararı aldım kendimce. Zira tamamen bırakmıştım.Bu da benim için asosyalliğe götürebiliyor ortamda. Ölçüyü kaçırmadan yapmak lazım.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...