"Sizlerin kalb ve ruh ve aklınızı ittiham etmem ... Fakat nefis ve heva ve his ve vehim bazen aldatıyorlar." Nur talebeleri bunların hangilerine kapılıyor ve bunların ardından gider mi?
Değerli Kardeşimiz;
"Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etmiş: Allah bir topluluk için hayır murad ettiğinde, onlara nefislerinin ayıplarını gösterir.” (bk. el-Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ, 1/81.)
"Fakat bazan olur ki, nefs-i emmâre ya levvâmeye veya mutmainneye inkılâp eder, fakat silâhlarını ve cihâzâtını âsâba devreder. Âsab ve damarlar ise, o vazifeyi âhir ömre kadar görür. Nefs-i emmâre çoktan öldüğü halde, onun âsârı yine görünür. Çok büyük asfiya ve evliya var ki, nüfusları mutmainne iken, nefs-i emmâreden şekvâ etmişler. Kalbleri gayet selim ve münevver iken, emrâz-ı kalbden vâveylâ etmişler. İşte bu zatlardaki, nefs-i emmâre değil, belki âsâba devredilen nefs-i emmârenin vazifesidir. Maraz ise, kalbî değil, belki maraz-ı hayalîdir."
"İnşaallah, aziz kardeşim, size hücum eden nefsiniz ve emrâz-ı kalbiniz değil, belki mücahedenin devamı için beşeriyet itibarıyla âsâba intikal eden ve terakkiyât-ı daimîye sebebiyet veren, dediğimiz gibi bir hâlettir." (Mektubat, Yirmi Altıncı Mektup, Dördüncü Mebhas.)
Hadiste nefsin ayıplarını görmek, hayır ile yâd ediliyor. Nefsi ıslah ve terbiye etmenin ve hayra ulaşmanın ilk safhası kişinin kendi ayıplarını görmesidir. Ayrıca tahkiki iman sahibi Nur talebeleri de günah işleyebilir ve hatalara düşebilirler, bu yüzden dikkatli olmak gerekir. Velayet-i Kübra makamında olan bazı sahabelerden bile günaha girenler olmuştur. Herkesin heva ve zafiyeti farklılık arz edebilir, kimisi için mal, kimisi için şehvet, kimisi için makam, vs...
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar