"Namazda lâzım olan tâdil-i erkân, müdavemet, 'muhafaza' gibi 'ikame'nin mânâlarını müraat etmeye işarettir." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Ta’dil-i erkân; namazın rükünlerinin hakkı ile ifa edilmesi demektir. Alel acele ve rükünlere dikkat edilmeden kılınan namazın, Allah katında kıymeti çok azdır.
İkame tabirinde ve emrinde; namazın her şeyi ve her yönü ile mükemmel kılınması ikaz ediliyor. Ve aynı zamanda her yönü ile mükemmel kılınan namazın, devamlı ve o vaziyeti muhafaza etmek gerektiği de nazara veriliyor.
Müdavemet; burada namazın devamlı olmasını, muhafaza ise; rükünlerdeki kemalin korunmasını ifade ediyor. İkame tabirinin iki temel rüknü ve esası devamlılık ve kemali ile muhafaza etmektir.
Bir mükemmel hali kazanmak ne kadar mühim ise, o hali devamlı kılmak ve o halde muhafaza etmek daha mühim ve daha zor bir makamdır. Namaz kılmak çok mühimdir, onu ta’dil-i erkâna riayet ederek kılmak daha mühimdir. Bu halleri muhafaza etmek ise hepsinden daha ehemmiyetlidir demektir.
"C. Namazda lâzım olan tâdil-i erkân, müdavemet, muhafaza gibi 'ikame'nin mânâlarını müraat etmeye işarettir."
"Arkadaş! Namaz, kul ile Allah arasında yüksek bir nispet ve ulvî bir münasebet ve nezih bir hizmettir ki, her ruhu celb ve cezb etmek namazın şe'nindendir. Namazın erkânı, Fütuhat-ı Mekkiye'nin şerh ettiği gibi, öyle esrarı hâvidir ki, her vicdanın muhabbetini celb etmek, namazın şe'nindendir. Namaz, Hâlık-ı Zülcelâl tarafından her yirmi dört saat zarfında tayin edilen vakitlerde manevî huzuruna yapılan bir dâvettir. Bu dâvetin şe'nindendir ki, her kalb, kemâl-i şevk ve iştiyakla icabet etsin ve mi'raçvâri olan o yüksek münâcâta mazhar olsun."(1)
Namazı huşu ve huzur içinde, tadil-i erkâna riayet ederek devamlı bir şekilde kılmak, onu muhafaza oluyor.
Namazı huşu ve huzura dikkat etmeden ta’dil-i erkâna uymadan kılmak bir noksanlıktır, gafletle kılmak bir eksikliktir, bu da muhafaza mefhumuna uygun değildir.
Namazı tadil-i erkâna riayet ederek sürekli olarak kılmak, onun şartıdır ve muhafaza etmektir.
Bir defa huşu ve huzur içinde tadil-i erkâna riayet ederek kılıp, diğer vakitleri savsaklamak muhafaza mefhumuna uymaz. “Gerçekten mü’minler kurtuluşa ermiştir. Onlar ki, namazlarında huşu içindedirler... Ve onlar ki, namazlarını muhafaza ederler.” (Mü’minun Suresi, 1,2, 9)
"Namazı ikame edin." ifadesi, bütün bu vasıfları içine alan geniş ve ihatalı bir ifade oluyor. Hatta muhafaza mefhumu da, ikame mefhumunun bir alt seviyesi oluyor.
(1) bk. İşârâtü'l-İ'câz, Bakara Suresi 3. Ayet Tefsiri.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
İkamenin şartlarına Arapçasında iki madde daha ilave ediliyor.CİDDİYET VE ALEM ÇARŞISINDA ONA RAĞBET UYANDIRMAK, İZAH EDERMİSİNİZ