"Ne vakit ona ittibâ etseniz, Allah da sizi sevecek. Zaten siz Allah’ı seversiniz, ta ki Allah da sizi sevsin." Burada "siz" diye belirtilen, iman ve ibadet ehli mi?
Cevap
Değerli Kardeşimiz;
Evet buradaki "Siz" diye belirtilenler, iman ve ibadet ehlidir.
"Sünnete uyma" konusu imandan sonraki bir safhadır. Yani Allah’a iman etmeyen birisinin onun Habibi'ne uyması beklenemez.
Yine "sünnete uyma" hususu, farz olan ibadetlerden sonraki bir merhaledir. Yani Allah’ın emrettiği farzları yerine getirmeyen birisinin, bir adım sonrası olan Resulullah Efendimiz (asm)’in sünnetlerine ittibâ etmesi beklenemez.
Bu yüzden, sünnete riayet etme hususu iman ve ibadetten sonra olacak bir durumdur.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yazar:
Kategorileri:
Okunma sayısı : 4.591
Yorumlar
Sünneti seniyyeye ittiba etmek,taklid etmekten farkını izah EDERMİSİNİZ
İttiba, kelime anlamı olarak "tabi olmak, uymak, izinden gitmek" demektir. Dinî bağlamda sünnet-i seniyyeye ittiba etmek, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) sözlerini, fiillerini ve takrirlerini (onayladığı şeyleri) bilinçli bir şekilde, sebebini anlayarak ve hikmetini kavrayarak hayatına uygulamaktır. Bu, sadece şeklen değil, ruhen ve manen de sünnetle bütünleşmeyi ifade eder.
Taklit ise, bir şeyi veya bir kişiyi bilinçsizce, sorgulamadan, nedenini bilmeden ve yalnızca şeklen kopyalamak veya tekrarlamaktır. Dinî bağlamda sünneti taklit etmek, sünnetin özünü, hikmetini ve amacını anlamadan, sadece dış görünüşünü veya eylemini tekrarlamaktır.
Kısacası, ittiba derinlikli ve bilinçli bir uyuştur, sünnetin ruhunu kavramayı hedefler. Taklit ise yüzeysel ve bilinçsiz bir kopyalamadır, sadece dış görünüşe odaklanır. Sünnet-i seniyyeye ittiba etmek, müminin hayatına anlam katan, onu kemale erdiren ve Allah katında değerini artıran bir yaklaşımdır. Çünkü bu, Peygamber Efendimiz'i (s.a.v.) sadece bir rehber olarak görmekle kalmayıp, O'nun ahlakını ve yaşam felsefesini içselleştirerek kendi hayatına yansıtmaktır.