"İfratla tarikat taassubu taşıyanların bir kısmı, adab ve evrad-ı tarikati sünnet-i seniyyeye tercih etmekle sünnete muhalefet edip, sünneti terk eder, fakat virdini bırakmaz." Ne demektir?
Değerli Kardeşimiz;
"ÜÇÜNCÜSÜ: İfratla tarikat taassubu taşıyanların bir kısmı, adab ve evrâd-ı tarikati Sünnet-i Seniyyeye tercih etmekle sünnete muhalefet edip, sünneti terk eder, fakat virdini bırakmaz. O suretle adab-ı şer’iyeye bir lâkaytlık vaziyeti gelir, vartaya düşer."
"Çok Sözlerde ispat edildiği gibi ve İmam-ı Gazâlî, İmam-ı Rabbânî gibi muhakkıkîn-i ehl-i tarikat derler ki: 'Bir tek Sünnet-i Seniyyeye ittibâ noktasında hâsıl olan makbuliyet, yüz adab ve nevâfil-i hususiyeden gelemez. Bir farz bin sünnete müreccah olduğu gibi, bir Sünnet-i Seniyye dahi bin adab-ı tasavvufa müreccahtır.' demişler." (Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Dokuzuncu Kısım.)
Burada adab ile sünnetin tenakuz ve tezadı konu edilmiyor, sufinin adabı sünnetten üstün ve daha mühim görmesi tenkid ediliyor. Adap, zatında güzel ve İslam’ın ruhuna uygun olabilir, ama asla sünnetin kıymet ve derecesine yetişemez.
Aşırıya kaçıp tarikat taassubu taşıyanların bir kısmı, adap ve evrad-ı tarikati sünnet-i seniyyeye tercih edip, onu terk eder, fakat virdini bırakmaz. Yanlış olan bu tavır ve davranıştır, yoksa adab ve vird değildir.
Vird ve adab her ne kadar ayet ve hadislerden alınmış olsa da sünnetin yerini tutmaz, onun derecesine yetişemez. Bu sebeple nasıl olsa bu adabda ayet ve hadis bulunuyor, diyerek adabı sünnete tercih etmek caiz olmaz.
Seyrü sülûk esnasındaki sohbet, vird, hatme ve diğer zikirler zahirî edebler içine girer. Kalbin gaflet ve kötülüklerden temizlenmesi, nefsin terbiye edilmesi ve ruhun ilahî huzura yükselecek hâle getirilmesi de bâtıni edeblerdendir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Telvihat-ı Tis'a da geçtiği üzere, namazdan ziyade virdini düşünür, maalesef hakikatten uzaklaşır. Mesleğimize vech-i tatbiki şu olsa gerek ki, sadece risale okuyan ve meal dahi gözetmeyen anlayış, imkandan hâli değil. Risaleye bu kadar sadıksa, İslam'a ne derece acaba diye akla gelebiliyor. Bakınca, vakitte bizim kadar hassas olmadığını gördüm. Biz risaleyi, dini tatbik için uygularız. İşin içine şeair girince her şey ıskat olur. Ezan esnasında da şahsi ilim ile meşguliyet tercih edilse de, mugayir ses çıkarmak yani umumi derse devam etmek yoluna süluk etmiyoruz