"Yâ Rabbi! Cebrail, Mikâil, İsrafil, Azrail hürmetlerine ve şefaatlerine, beni cin ve insin şerlerinden muhafaza eyle!" Meleklerin şefaati ne demektir, nasıl olacak? Bu hangi duadır?
Değerli Kardeşimiz;
Şefaat; başta Resul-i Ekrem Efendimiz (asm.) olmak üzere, diğer peygamberlerin, sahabelerin, âlimlerin, şehitlerin, birçok Allah dostunun ve meleklerin ahirette günahkâr mü’minlerin bağışlanması için Cenab-ı Hak’tan istirhamda bulunmalarıdır.
Şefaat, Kur’an, sünnet ve icma ile sabittir. İtikadî konular arasında yer alan şefaat hakikati, yirmi dört ayette sarahaten ifade edilmiştir; onu inkâr etmek azim bir tehlikeye atar. Şefaat edenleri de şefaate mazhar olacak kişileri de seçen Cenab-ı Hak’tır.
Meleklerin, Allah’ın razı olduğu kullarına şefaat edebileceği ayetlerde şu şekilde ifade edilmektedir:
"Göklerde nice melekler vardır ki, şefaatları hiçbir fayda vermez. Ancak, Allah'ın dilediği ve razı (hoşnut) olduğu kimseler hakkında onun izniyle (meleklerin şefaati) fayda verir." (Necm, 53/26)
"O, onların yaptıklarını da yapacaklarını da açıkladıklarını da gizlediklerini de bilir. Onlar sadece onun razı olduğu kimse hakkında şefâat ederler. Ona duydukları tazimden ötürü çekinir, titrerler." (Enbiya 21/28)
"Arşı taşıyan, bir de onun çevresinde bulunan melekler devamlı olarak Rablerini zikir ve ona hamd ederler. Ona gerçekten iman ederler ve müminler için şöyle mağfiret diler ve dua ederler: 'Ey Ulu Rabbimiz, senin rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır! O halde tövbe edenleri ve senin yoluna tâbi olanları, affet ve onları cehennem azabından koru!' "
'Ey bizim ulu Rabbimiz! Sen, onları ve onlarla birlikte babalarından, eşlerinden ve nesillerinden iyi kimseleri kendilerine vaat ettiğin Adn cennetlerine yerleştir. Muhakkak ki sen azîz ve hakîmsin (üstün kudret, tam hüküm ve hikmet sahibisin).'
'Hem onları kötülüklerden, günahlardan koru! Sen kimi dünyada kötülüklerden korursan, muhakkak ki ona (ukbada) merhamet edersin.' İşte asıl kurtuluş ve büyük mutluluk da budur." (Mümin, 40/7-9)
Meleklerin en büyük şefaati; mü’minler için dua edip, mağfiret talep etmeleridir.
"Birisi: Bir gün bir duada, 'Yâ Rabbi! Cebrail, Mikâil, İsrafil, Azrail hürmetlerine ve şefaatlerine, beni cin ve insin şerlerinden muhafaza eyle!' meâlindeki duayı dediğim zaman, herkesi titreten ve dehşet veren Azrail namını zikrettiğim vakit, gayet tatlı ve tesellidâr ve sevimli bir hâlet hissettim, Elhamdü lillâh dedim. Azrail'i cidden sevmeye başladım. Melâikeye iman rüknünün bu cüz'î ferdinin pek çok meyvelerinden yalnız bir cüz'î meyvesine gayet kısa bir işaret ederiz."(1)
Bu duanın Üstad Hazretlerine ait hususî bir dua olduğunu anlıyoruz. Duanın mahiyeti zaten paragraf içinde ifade ediliyor. Dört büyük melek tevessül edilerek cin ve insin şerlerinden muhafaza isteniyor.
Duanın hususiyeti ise, Üstad Hazretlerine mahsus bir dua olmasıdır. Biz de Üstad Hazretlerine iktida ederek bu duayı vird edinebiliriz.
(1) bk. Şualar, On Birinci Şua, On Birinci Mesele.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Burada üstadın azraili cidden sevmeye başladım cümlesi sanki daha evvel sevmiyormuş gibi olmamiş mı? Allah'ın 4 büyük meleklerinden birini sevmek zorunda değil miyiz?