"Hakikat-ı Muhammedi" ve "Tesbihat-ı Ahmediye" tabirlerini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Resul-i Ekrem Efendimiz'in (asm) velayet ve risalet olmak üzere iki ciheti vardır.

“Tesbihat-ı Ahmediye”, bir ismi de Ahmed olan Habib-i Kibriya Efendimiz'in (asm) daha ziyade velayet ve kulluk yönüne bakıyor. Bu noktada tesibihat ve Cevşen gibi zikir ve virdler Peygamber Efendimiz'in (asm) velayet ve kulluğunun hususî bir tezahürü, hususî bir arz-ı ubudiyetidir. Allah Resûlünün (asm.) velayet ciheti olan iman, ibadet, ihlas, tevekkül, teslim, ahlak-ı hasene gibi kemal sıfatları öyle bir dereceye varıyor ki, bu velayet Mi’rac kerameti olarak tezahür ediyor. Ama onun kendine mahsus hususî vird ve zikirleri ümmet için bir sünnet ve modeldir.

İşte Peygamber Efendimiz'in (asm) Allah’a yaklaşmak ve kul olmak için sergilediği bu zikir ve virdlere "tesbihat-ı Ahmediye" deniliyor. Vefat-ı Nebevi'den sonra velilerin muhatap olduğu yüz, bu velayet yüzüdür.

"Hakikat-i Muhammedi" ise, Resul-i Ekrem Efendimiz'in (asm) nübüvvet ve risalet cihetini temsil ediyor. Peygamber Efendimiz (asm), Allah’ın bütün insanlara bir elçisidir. Allah’ın emir ve yasaklarını, imanın esaslarını bütün insanlığa tebliğ ve ilan eden şanlı bir nebidir.

Nur Külliyatında, insanın yirmi farklı yönünü nazara veren uzunca bir tarif cümlesi geçer. Bu cümle, “İnsan şu kâinat ağacının en son ve en cemiyetli meyvesi be hakikat-ı Muhammediye Aleyhissalâtü Vesselâm cihetiyle çekirdek-i aslîsi…” diye başlar.

Bir başka risalede kâinat ağacının dallarının anasır (elementler), yapraklarının nebatat, çiçeklerinin hayvanlar, meyvesinin ise insanlar olduğu kaydedilir.

Bir ağacın meyvesi onun aslını gösterir. Elma ağacının çekirdeği de elma çekirdeğidir. Bu kâinat ağacının çekirdeği de “Hakikat-ı Muhammediye”dir. Nitekim bir hadis-i şerifte; “Allah’ın ilk yarattığı mahlûk benim nurumdur.” (bk. Aclunî, Keşfu'l-Hafa, 1/265-266) buyurulmuştur.

Cenab-ı Hak da kendi cemal ve kemalini müşahade etmek için, en cami’ ve en mükemmel ayna olarak ilk defa Hz. Muhammed’in (asm) nurunu yarattı. Onun nurundan da kalem, cennet, arş, kürsi, levh-i mahfuz, cinler, melekler, felekler ve hasılı bütün mahlukat yaratıldı. Bu hadis-i kudsi de bu hakikatin en esaslı bir ifadesi şeklindedir:

"Habibim, sen olmasıydın alemleri yaratmazdım." (Acluni, II, 164; Hakim el Müstedrek, II, 615.)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 4.431
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...