"Fahr-i Âlem, Arştan bu yere indi, Şah-ı Velayet gelip Düldül’e bindi, Zülfikar’a bugün, artık nur dendi, Ey bu zamanda rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!" İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Fahr-i Âlem, Arştan bu yere indi,
Şâh-ı Velâyet gelip Düldül’e bindi,
Zülfikar’a bugün, artık nur dendi,
Ey bu zamanda rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!" (Tarihçe-i Hayat, Emirdağ Hayatı, Merhum Hasan Feyzi'nin Manzumesi)
"Fahr-i Âlem, Arştan bu yere indi,"
Peygamber Efendimizin (asm) nuru bu zamanda Risale-i Nur şeklinde tecelli ve tezahür etti. Çünkü alim ve müceddidler her dönemde Peygamber Efendimizi (asm) temsil eder ve onun nuru ile parlarlar.
"Şâh-ı Velayet gelip Düldül’e bindi,"
İmam-ı Ali (r.a) celcelutiye kasidesinde Risale-i Nur'a işaret ediyor, onu manen alkışlayıp destekliyor. Üstad'a manevi âlemde ders veriyor ve destekliyor. Düldül İmam Ali (ra)’ın atı oluyor.
"Zülfikar’a bugün, artık nur dendi,"
Zülfikar İmam Ali (ra) meşhur kılıcıdır. Bu kılıç nasıl cenk meydanlarında küffarın korkulu rüyası hâline gelmişse, bu zamanda da Risale-i Nur manevi bir Zülfikar kılıcı olmuş küfür ve inkârın kellesini kesiyor. Felsefe ve tabiat fikrini param parça ediyor.
"Ey bu zamanda rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!"
Bu beyitte genel olarak Risale-i Nur'un gerek Peygamber Efendimizin (asm) nezdinde gerek İmam Ali (ra) nezdinde çok makbul bir tefsir olduğu ifade ediliyor.
Dinsizliğin ve gafletin çok dehşetli bir şekilde insanları yoldan çıkardığı bu ahir zamanda, Risale-i Nur kuvvetli ve tahkiki iman dersleri ile milyonlarca insanın imanını kurtarıyor; imana ve İslamiyete hizmet ediyor.
Böyle bir hizmetin gerek Peygamber Efendimizin (asm) nezdinde gerek İmam Ali (r.a) nezdinde çok makbul olması âlemlere yani her bir insana rahmet olması gayet normal bir durumdur.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü