"Şu kısa tarikin evrâdı, ittibâ-ı sünnettir; ferâizi işlemek, kebâiri terk etmektir." İzah eder misiniz, diğer tarikatlarda bu yok mu?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Şu kısa tarikin evrâdı, ittibâ-ı sünnettir; ferâizi işlemek, kebâiri terk etmektir. Ve bilhassa, namazı tâdil-i erkânla kılmak, namazın arkasındaki tesbihatı yapmaktır." (Sözler, 26. Söz, Zeyl.)

Eski zamanlarda iman sağlam olup farzlar yerine getirilip günahlardan çekiniliyordu ve insanların vird ve nafile ibadetlere fazlası ile zaman ve enerjisi vardı. Bu sebeple tarikatlar, o dönemlerde vird ve nafile ibadetlere ihtimam gösterirdi. Nafilelerle ve evrad ile meşgul olmayı, müritliğin şartları arasında sayardı.

Ama günümüzde iman sarsıldı, farzlar terk edildi, günahlar kolayca işlenir hâle geldi ve insanlar ziyadesi ile dünya hayatına daldı ve gaflet perdesi kalınlaştı. Hâl böyle olunca bu zamanın manevi hekimi olan Risale-i Nur, yine Kur'an ve sünnetten aldığı hikmet dersine göre, reçeteyi değiştirdi.

Birinci öncelik, sağlam ve tahkiki imanı elde etmek.

İkincisi, farzları yerine getirmek.

Üçüncüsü, büyük günahlardan çekinmek.

Dördüncüsü, nafile denilen sünnetleri güzelce işlemek...

Bu zamanda baştaki üç asli vazifeyi yerine getirmek en mühim ve en azami mesele hâline geldi. Bu üç asli vazifede kusur varsa vird ve nafile ibadetler ile meşgul olmak anlamını kaybedip, gereksiz hâle geldi.

Bu yüzden Risale-i Nur bütün dikkat ve mesaisini önce iman hakikatlerine, sonra feraizi işlemek ve kebairi terk etmek üzerine teksif etti. Zira bu zamanda bunları eksiksiz yapmak eski zamandaki evliyaların makamı ile eşdeğer hâle geldi. Yani bu zamanda tahkiki imanı elde edip ferâizi işleyip kebâiri terk eden birisi, bu zamanın mühim bir evliyası ve esaslı bir alimi seviyesinde bir makamı kazanabilir. Şayet gücü ve zamanı varsa vird ve nafileler ile de makamını daha da artırabilir.

Özetle; eski zamanda evliya olmak vird ve nafileler ile mümkündü. Bu zamanda Allah'a yakın olmak ise sağlam bir iman, ferâizi ciddi işlemek ve kebâiri de itinayla terk etmekle mümkün.

Sınırda tehlike içinde nöbet tutan askerin bir saati merkezde nöbet tutan bir askerin bir gün nöbet tutmasından daha faziletli ve sevaplıdır. Aynen bunun gibi bu ahir zamandaki ibadetler, sınırda nöbet tutmak hükmünde olduğu için az bir ibadeti eski zamandaki insanların çok ibadetinden daha değerli daha sevaplıdır.

İlave bilgi için tıklayınız:

- Zamana en uygun ve etkili metod "Risale-i Nur" ise; tarikat şeyhleri veya bazı büyük takva ehli zatlar, Risale okudukları hâlde neden eski geleneklerine bağlı kalıyorlar?

- Risale-i Nur mesleğini tarikat mesleğinden ayıran farklar nelerdir?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 921
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...