"Bugün milyonlarca insanı coşturup, selamete götüren bu Nur deryası daima kükreyecek, küfrü boğacak, zulmeti yırtacak, insanlığa hami ve halaskar olacaktır." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Bu heyecan ve şevk dolu ifadeler, Risale-i Nur’un manevi gücüne, küresel çapta insanlığa sunduğu çözümlere ve geleceğe dair taşıdığı büyük ümide işaret eder. Âdeta çağlayan bir nehir gibi tasvir edilen bu iman davasının hedefleri ve misyonu şu üç ana maddede özetlenebilir:
1. Nur Deryasının Kükremesi ve Selamete Götürmesi
Metinde Risale-i Nur, durağan bir su birikintisi değil, sürekli hareket eden, büyüyen ve coşan bir "Nur deryası" (ışık ve iman denizi) olarak nitelendirilir. Bu deryanın en büyük vasfı, insanları "selamete" (huzura, güvene ve dünya-ahiret saadetine) ulaştırmasıdır. Akıl ve kalbi birlikte doyuran bu eserler, modern çağın getirdiği buhranlar, umutsuzluklar ve anlamsızlık girdapları içinde boğulan milyonlarca insana manevi bir liman ve can kurtaran gemisi olmuştur.
2. Küfrü Boğmak ve Zulmeti Yırtmak (Fikri Zafer)
Buradaki "boğmak" ve "yırtmak" eylemleri maddi bir şiddeti değil, fikri ve ilmi bir galebeyi ifade eder.
Küfrü boğmak: İnkârcı felsefelerin, materyalist akımların ortaya attığı şüphe ve iddiaları, Kur'an'dan aldığı sarsılmaz burhanlarla (kesin delillerle) mantık dairesinde çürütmek, onları kendi tutarsızlıkları içinde cevapsız bırakmaktır.
Zulmeti yırtmak: Cehaletin, ahlaki çöküşün ve manevi karanlıkların (zulmetin) örttüğü hakikat güneşini, iman nurlarıyla yeniden görünür kılmaktır. Işığın karanlığı saniyeler içinde delip geçmesi gibi, bu hakikatler de cehalet perdelerini yırtıp atar.
3. İnsanlığa Hami (Koruyucu) ve Halaskâr (Kurtarıcı) Olmak
Vecizenin en evrensel boyutu, bu eserlerin sadece belli bir zümreye veya döneme değil, doğrudan "insanlığa" hitap ettiğini belirtmesidir.
Hami (Koruyucu) olması: Dünyayı anarşiye, ahlaki yozlaşmaya ve toplumsal çatışmalara sürükleyen dinsizlik cereyanlarına karşı mukaddesatı, aileyi, gençliği ve insani değerleri koruma altına almasıdır.
Halaskâr (Kurtarıcı) olması: İnsanın en büyük meselesi olan "ebedi hayatı kaybetme veya kazanma" davasında, tahkiki imanı kazandırarak ruhları ebedi helaketten kurtarmaya vesile olmasıdır.
Özetle: Bu hitap, Risale-i Nur’un zamanı ve mekânları aşan manevi dinamizmini ilan eder. Eserlerin mayasındaki ihlas ve hakikat, onun daima taze kalmasını, manevi karanlıkları dağıtmaya devam etmesini ve geleceğin dünyasında da insanlığın yolunu aydınlatan en güvenli rehberlerden biri olmasını garantilemektedir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü