"Gece, deniz ve hut ittifak etmişler. Bu üçünü birden emrine musahhar eden bir zat onu sahil-i selamete çıkarabilir." Sadece balık musahhar olsa yeterdi, ne dersiniz?
Cevap
Değerli Kardeşimiz;
Burada mevzubahis sadece Hazreti Yunus (as)'ın o hâlden kurtulması değil. Maksad-ı İlahi sadece kurtarmak olsa, balığa da ihtiyaç yoktur, Allah Hz. Yunus (as)’u anında çıkarır ve kurtarırdı.
Buradaki asıl maksat, Allah’ın azamet ve kibriyasını gösterip ilan etmesidir. Sebeplerin, onun kudret elinde olduğuna işaret etmesidir.
Allah dünya hayatını imtihan ve tecrübe için hazırlamıştır; aynı zamanda kendi isim ve sıfatlarını insanlara izhar edip sergilemek istemiştir. Yani insan bu dünyaya hem fıtratına konulan kabiliyetlerin inkişaf etmesi hem de Allah’ın isim ve sıfatlarını talim etmek için gönderilmiştir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yazar:
Kategorileri:
Okunma sayısı : 10.664
Yorumlar
"Çünkü o halde ona necat verecek öyle bir Zat lâzım ki, hükmü hem balığa, hem denize, hem geceye, hem cevv-i semâya geçebilsin." ifadesinde gece ve cevv-i sema aynı şeye işaret etmiyor mu, neden ayrı zikrediliyor bu hadise için?
Gece karanlığı temsil ederken cevv-i sema havanın bulutlu ve fırtınalı halini temsil ediyor.
"Buradaki asıl maksat, Allah’ın azamet ve kibriyasını gösterip ilan etmesidir. Sebeplerin, onun kudret elinde bal mumu gibi şekil aldığına işaret ediyor olmasıdır", demişsiniz. Cümle hoşuma gitti. Ama sonradan düşündüm. Allah (c.c.) sebepleri izzet ve azametine perdedar olarak yaratmamış mı? Sizin dediğinizin aksine -aklın nazarında- izzet ve azametinin orada iş yapıyor gibi gözükmesini istemiyor yani.
Yani bu açıdan bir tezat olmuyor mu?