"Kader-i İlâhî başka bir sebepten dolayı cezaya, mahkûmiyete istihkak kesb etmiş olan o kimseyi, bu defa bir zâlim eliyle cezaya çarptırır,.." Bazen zahirî sebepleri suçluyoruz, ne dersiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Nefis ve heva, ölünceye kadar insana musallat edildiği için, insan her halinde imtihan ve mücadele içinde olmak durumundadır. Bu yüzden, nefis ve hevanın tahakkümü tabiî olup, ille de iman zafiyetinden kaynaklanan bir husus olması gerekmiyor. Büyük evliyalar bile nefsinden şikâyet ettiklerine göre, bizim bu ta’cizlere maruz kalmamız gayet normal bir durumdur.
Birilerini tenkid etmek ve suçlamak kalbimizde kalıyor ise, bunun bir günahı olmaz; lakin dışa vurup insanları rencide edecek bir şekilde olursa, o zaman mes’ul oluruz.
Fıtrata takılmış olan duyguları söküp atmak kabil değil; ama mecralarını hayra çevirip ıslah etmek mümkündür. Biz de içimizdeki öfke, tenkid ve ayıplama duygusunu harice değil de nefsimize tevcih etmeye çalışmalıyız. O duyguları müsbet bir yerde söndürmeliyiz.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü