Block title
Block content

69

İçerikler

  1. "... hakaik-i imaniyeyi fıtrî ubudiyetle, bilmeyenlere ve bilmek ihtiyacında olanlara tesirli bir surette bildirmek;.." Buradaki “fıtri ubudiyet” ifadesini açar mısınız?

  2. "Benim suçum, hizmet-i Kur'âniyemi maddî ve mânevî terakkiyatıma, kemâlâtıma âlet yapmakmış." Üstadımızın böyle düşünmeyeceğini biliyoruz, ama neden bu ifadeyi kullanmış?

  3. "Bu sayede Nur mekteb-i irfanının yüz binlerce, belki de milyonlarca talebeleri yetişti." "Nur mekteb-i irfanı" ifadesinden ne anlamalıyız? Sadece iman hakikatleri kazanılmıyor Risalelerle sosyoloji, psikoloji pedagoji vs. de mi bir şahsiyet kazandırıyor?

  4. "Çünkü onlar bilmeyerek kader-i İlâhînin sırlarına, derin tecellîlerine akıl erdiremeyerek bizim dâvâmıza, hakikat-i imaniyenin inkişafına hizmet ettiler. Bizim vazifemiz onlar için yalnız hidayet temennisinden ibarettir." Açıklar mısınız?

  5. "Hakaik-i imaniyeyi fıtrî ubudiyetle muhtaçlara tesirli bir surette bildirme..." ifadesini izah eder misiniz?

  6. "İman hakikatlerini şahsiyetime bir makam-ı şan u şeref kazandırmağa âlet etmediğime..." ile "Benim suçum, hizmet-i Kur'âniyemi maddî ve mânevî terakkiyatıma, kemâlâta âlet yapmakmış." ifadesi çelişkili değil mi?

  7. "Kader-i İlâhî başka bir sebepten dolayı cezaya, mahkûmiyete istihkak kesb etmiş olan o kimseyi, bu defa bir zâlim eliyle cezaya çarptırır, felâkete düşürür. Bu, adalet-i İlâhînin bir nevi tecellîsi." Bazen imtihan olduğu unutularak başkalarını suçlamak?

  8. "Konuşan Yalnız Hakikattir" bölümünde Üstad, komitecilik ve cemiyetçilikten tevellüd eden dehşetli dinsizlik cereyanı, diye bir tanımlama yapıyor; buradaki “cemiyetçilik ve komitecilikten doğan dinsizlik cereyanını” nasıl anlamalıyız?

  9. "Konuşan yalnız hakikattır." yazısında, şahsi kemalat düşünülmeyecek gibi mana mı çıkıyor? Mesela, Kur'an okumakla sevap kazanmak ihlasa ters olur, gibi mana çıkarmak hatadır herhalde? Ne dersiniz?

  10. "Risale-i Nur’un bahsettiği hakikatlerin aynını binlerce âlimler, yüz binlerce kitaplar daha belîğane neşrettikleri halde, yine küfr-ü mutlakı durduramıyorlar." İzah eder misiniz; bu ifadeler tevazu mu, hakikat mi?

  11. "Rıza-yı İlâhîden başka fıtrî vazife-i ilmiyenin sevkiyle, yalnız ve yalnız imana hizmet hususu bana gösterildi." Fıtrî vazife-i ilmiye nedir?

  12. "Ve benim maddî ve mânevî her şeyden ferağat mesleğimden ayrılmayacaklardır. Yalnız ve yalnız Allah rızası için çalışacaklardır." İnsan manevi füyüzattan nasıl feragat eder; açıklar mısınız?

  13. Üstad başına gelenlerin sebebini, "maddi manevi terakkiyatına vesile yapmak" olarak vasıflandırıyor. Ancak Külliyatta ben göremedim. Bu konuda bilgi verir misiniz?

Yükleniyor...