"Hazret-i Davud Aleyhisselâm'ın mucizelerine dair اِنَّا سَخَّرْنَا الْجِبَالَ مَعَهُ يُسَبِّحْنَ بِالْعَشِىِّ وَاْلاِشْرَاقِ delâlet ediyor." Ayetin mealini vererek kısa bir izahını yapar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Biz, dağları onun emrine vermiştik; akşam sabah onunla beraber tesbih ederlerdi.” (Sâd, 38/18)

Ayette geçen ve "akşam sabah" diye tercüme edilen vakitlerden birincisi, Güneş'in batmasından yatsı namazı vaktine kadar olan süredir, “sabah” diye tercüme edilen işrak vakti ise, Güneş'in her tarafa ışık saçtığı zaman olup, bazı tefsirlerde kuşluk vakti olarak beyan edilmiştir.

Davud peygamberin sesi çok güzeldi. Onun tesbihine dağlar iştirak ettiği gibi, her taraftan ona teveccüh ederek toplanan kuşlar da onunla birlikte Allah’ı tesbih ederlerdi.

Yine tefsir âlimlerimizin beyan ettikleri gibi; dağların kendilerine has tesbihleri sabah ve akşama münhasır değildir, süreklidir. Davud aleyhisselâmın tesbihlerine mukabelede bulundukları bu iki vakitte, onun bir mucizesi olarak, ayrı bir tesbih yaptıkları, yani onun tesbihini aynen tekrar ettikleri anlaşılmaktadır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 3.522
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...