"Sevk" ve "Şevk" hakkında bilgi verip, "Vicdan" ile irtibatını izah eder misiniz? "Sevk-i tabii" tabiri kullanılır mı?

Soru Detayı

- Üstad, Yeni Said dönemindeki eserlerinde, sevk-i tabiiyi kullanmanın yanlış olduğunu ifade ederken, Eski Said dönemi eserlerinde bu kelimeyi kullanması nasıl anlaşılmalı?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kuvve-i saika: Şuuru olmaksızın bir şeye sevk olunmaktır. Buna "sevk-i İlahi" de denir. İnkârcı filozoflar buna "sevk-i tabii" veya "içgüdü" adını veriyorlar.

Meselâ; arının mükemmel ve hikmetli vazifeleri görmesi sevk-i İlahi olan saikaya güzel bir örnektir. Yani Allah arıya ne yapacağını saika duygusu ile talim ediyor; onu sevk ve idare ediyor. Yoksa aklı ve şuuru olamayan arının, o hikmetli ve mükemmel vazifeleri kendi başına görmesi ya da kör ve sağır tabiatın sevki ile yapması imkânsızdır.

Saikanın insan bünyesinde nasıl işlediği ve mahallinin keyfiyeti ile geniş bir bilgi elimizde mevcut değil.

Kuvve-i şaika: Canlılardaki şevk ve motive duygusudur. Allah, mahlûkatına yapacağı vazifeleri saika ile bildirirken, o vazifelere karşı istek ve arzuyu da şaika duygusu ile takviye ve teyit ediyor. Tabi bu saika ve şaika duyguları her canlıda aynı derecede ve aynı mertebede görünmez. Ama bu duygular insanlarda daha cami ve daha mükemmeldir.

İnsanların içinde lezzet ve ücret bulunan işleri severek ve isteyerek hatta taaşşuk derecesinde yapmasına şaika diyebiliriz.

Arı, saika ve şaika duyguları sayesinde gider çiçeği bulur, onunla dostluk ve münasebet kurar, ona bir şeyler verir, ondan bir şeyler alır. İşte arıya bütün bu davranışları yaptıran temel nimet hayat nimetidir. Zira insandaki bütün duygu ve latifeleri çalıştırıp hayatlandıran hayattır. Hayatın en mühim iki dinamiği ise saika ve şaika duygularıdır.

Vicdan, insanın fıtraten hakka taraftar olup, hissederek meyletmesi ve iç âleminde şahitlik etmesidir. Yani vicdan hakikatlerin bir miyarı bir terazisi hükmündedir. Vicdan bir nevi insanın iç âleminin mizanlarını kalbe gönderen bir iç kanaldır. Bu kanaldan gelen bilgi ve malumatlar, kalp denilen latifede depolanır ve kalp de ona göre gelişir ve şekillenir.

Vicdan hak ve hakikatlerin hissedilmesini sağlayan ve insana ihtar eden bir mekanizmadır. Vicdan, manevî âlemlerin esası ve haritası konumundadır. Hakikatlerin uçlarının temerküz ettiği cami bir aynadır. Hem ahlaki değerlerin hem de doğruluğun ana üssü gibidir. İnsan yanılsa bile vicdan yanılmaz.

Şaika ve saika, belki konum olarak vicdandan başlarını çıkarmış iki hissiyat olabilir. Yani şaika ve saikanın vicdan ile olan alakasını her yönü ile tarif etmemiz mümkün değildir, elimizde böyle bir kaynak bulunmuyor.

  • Sevk-i tabiinin birisi örfi, diğeri itikadi olmak üzere iki manası var:

Sevk-i tabiinin örfi manası; hayvan veya insanların düşünmeksizin, Cenab-ı Hakk'ın sevki ile olan hikmete uygun hareket etmesine deniliyor. Bu manası ile sevk-i tabii kullanmakta bir mahzur bulunmuyor ve Üstad Hazretleri eski eserlerinde bu anlamı ile kullanıyor.

Sevk-i tabiinin itikadi manası ise; tabiat ya da sebepler icat ediyor fikridir ki, bu mana ile bu tabiri kullanmak küfür ve şirk olur ki; Üstad Hazretlerin karşı çıktığı ve kullanılmasını menettiği cihet bu cihettir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 8.289
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...