Ahirete ait işlerde hased olur mu? "Filan adam namaz kılmasın, oruç tutmasın, benden yüksek olmasın." gibi temenni nasıl anlaşılmalı?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hased; başka birinin elinde bulunan malını, güzelliğini, makamını ve evlatlarını kıskanmak ve onların yok olmasını istemektir.

Hasette zımnî olarak Allah’ın tasarrufunu yani takdir ve taksimini tenkit etmek ve beğenmemek mânâsı vardır. Üstad Hazretleri bu mânayı şöyle tarif eder:

“Hem ona gelen musibetlerden memnun ve ni'metlerden mahzun olup, kader ve rahmet-i İlâhiyeye onun hakkında ettiği iyiliklerden küsüyor. Âdeta kaderi tenkid ve rahmete itiraz ediyor. Kaderi tenkid eden başını örse vurur kırar. Rahmete itiraz eden rahmetten mahrum kalır.” (Yirmi İkinci Mektup, Birinci Mebhas, Dördüncü Vecih)

Şayet kişi bir insanda bulunan takva, cömertlik ve hamiyet gibi ulvî hasletlere hased ediyorsa, imanında bir zafiyet var demektir. Çünkü samimi bir mümin, Allah’a, dinine ve diyanetine bağlı olan, hayır ve hasenatta bulunan bir kulu ciddi sever ve sevmelidir. Onun bu hasletlerine ve manevî makamlarına gıpta ile bakar. Çünkü o benim gönlümün sultanını seviyor ve ona hürmet ediyor, ben sevdiğimi seveni nasıl sevmem, onun ayaklarını nasıl öpmem, onun yollarına nasıl toprak olmam? Şayet olamıyor isem o sultanı sevmiyorum demektir. Dostumun dostu dostum olmuyor ise, dostuma dost değilim demektir. Sevdiğimin sevdiği sevdiğim olamıyor ise, demek sevmiyorum demektir. Allah’ın razı olduğundan razı olamıyorsam, Allah’ın benden razı olmasını nasıl bekleyebilirim!..

İnsan babasını seven birisine bile hürmet edip, baba dostu diye ona saygı duyarken, Allah’a âşık kulları sevmemek nasıl olur. Demek ben Allah’ı sevmiyorum ki onun dostlarına hased ediyorum.

"Eğer uhrevî meziyetler ise, zaten onlarda hased olamaz. Eğer onlarda dahi hased yapsa, ya kendisi riyâkârdır; âhiret malını dünyada mahvetmek ister."

Hased ilâhî takdire razı olmamaktır. Nitekim Yüce Rabbimiz bir ayette mealen şöyle buyurmaktadır:

“Allah’ın sizi birbirinize üstün kılmasına hased etmeyiniz.” (Nisa Suresi, 4/32)

Hased eden kişi, Cenab-ı Hakk’ın taksimatına karşı gelmiş, kendi kısmetine razı olmamış ve kaderi tenkid etmiş olur. Bir ayette mealen şöyle buyurulur:

“Yoksa onlar, Allah’ın lütfundan verdiği şeyler için, insanlara hased mi ediyorlar?” (Nisa Suresi, 4/54)

Bir insan, bir başkasının mazhar olduğu maddî veya manevî ihsanlara kendisinin de erişmesini arzu edebilir. Bu hased değil, gıptadır. Hasette ise, hased edilen şahıstan o ihsanın mutlaka geri alınması arzu edilir. Yani, zengin komşusuna hased eden adamın temel hedefi, kendisinin zengin olması değil, komşusunun fakir olmasıdır. Bu ise, ancak münafıklara yakışacak kadar aşağı ve bayağı bir düşüncedir.

Cenab-ı Hak her insanı farklı kabiliyetlerde yarattığı gibi, onların makam ve servetlerini de farklı olarak takdir etmiştir.

“Her şey kader ile takdir edilmiştir, kısmetine razı ol ki rahat edesin.” (Mesnevi-i Nuriye)

Başkasının elindeki nimetlere göz dikmek ve hased etmek Allah’ın takdirine razı olmamaktır. Fakirliği ve zenginliği dilediğine veren Cenâb-ı Hak’tır. Zenginlik de fakirlik de birer imtihandır. Her insan farklı şekilde imtihan olmaktadır.

Güzel hasletleri olan kişileri kıskanmak, zımnî olarak Allah’a karşı bir itirazda bulunmak demektir. İmanlı samimi bir mü’min, her halükârda Allah’a teslim olur ve O’nun taksimine ve takdirine rıza gösterir.

Bir kişinin dindar olması, Allah’a çok ibadet etmesi gibi meziyetleri ve güzel hasletleri kıskanılamaz bilakis takdir edilir ve imrenilir. Eğer o kişiye bundan dolayı hasetlik edilirse, Allah’a olan imanımızda zafiyet var demektir.

Yine birisi çok güzel hitabeti ile hakkı tebliğ ediyor, insanları hakka ve imana davet ediyor, Allah’ın rızasını kazanacak hayırlı işlerle meşgul oluyorsa; onu takdir etmemiz gerekir. “Güzel hitabeti ile insanlara neden tesir ediyor, neden onların teveccühünü kazanıyor? diyerek onu kıskanmak, rahatsız olmak hatta husumet beslemek, kişinin ne derece samimiyetsizliğini, gösterişi ve teveccüh-ü nâsı ne kadar sevdiğini gösterir. Demek ki o hasletler kendisinde olsa insanların teveccühünü kazanmak için kullanacak.

Hulasa, Allah’ı seven kişi, Allah’ın sevdiğini de sever; ikram ve ihsanından memnun kalır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 3.594
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

serdar61

Ahiretke alakası olan işlerde yapılan hased bu yapan kişiyi küfre sokar mı

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Her davranışı her manevi hastalığı küfre yormak bir hastalıktır dikkat etmek gerekir. Kalbinde hasetlik duygusu olan birisi uhrevi konularda da hasetlik yapsa da küfre girmiş olmaz. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
serdar61

Kusura bakmayın bende takıntı hastalığı var.sürekli o küfür değilmi diye sürekli aklımı taciz ediyor.bir çok meselede hep böyle olyor.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...