"Dahilde tarafgirâne adâvet ve münakaşalara vesile olan fürûatı değil, belki bütün nev-i beşerin en ehemmiyetli meselesi olan erkân-ı imaniyeyi..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hem Nur Müellifi bir mektubunda 'Dahilde tarafgirâne adâvet ve münakaşalara vesile olan fürûatı değil, belki bütün nev-i beşerin en ehemmiyetli meselesi olan erkân-ı imaniyeyi ve beşerin medar-ı saadeti ve umum İslâmın esas ve rabıta-i uhuvveti bulunan Kur'ân'ın hakaik-i imaniyesini bulmak ve muhtaçlara buldurmaya hayatımı vakfettim.' demek suretiyle, hizmet-i İslâmiyenin ve mesâil-i diniyenin umumunu tazammun eden vüs'at ve camiiyeti hâiz bulunduğunu, dinî hizmetlerin her nev'ini teyit ve teşvik ettiğini ve bir cadde-i kübrâ-yı Kur'âniye olan Risale-i Nur dairesinin umum ehl-i iman ve İslâma şâmil bulunduğunu ifade ediyor."(1)

"Füruat" kelime olarak kökten ayrılan kısımlar demektir. Esastan olmayıp, derin bir ilimle ortaya çıkan meseleler manasına da gelir. Füruat nisbî bir mefhumdur; kıyas edildiği şeye göre hüküm alır. Yani bir üstüne nisbetle her şey fer’î olabilir.

Mesela, İslam dininde Allah’a iman esası en üst bir iman rüknü iken, ona nisbetle meleklere iman fer’idir. Burada "füruat" ehemmiyetsiz manasında değil, bir üstüne nisbetle bir alt demektir. İmanın altı rüknü İslam itikadının usulü yani temeli ve esası iken, buna nisbetle diğer farzlar füruat ve teferruatıdır.

Allah’a iman etmeyen bir adama namaz emredilmez. Burada evvela yapılması gereken, o adama iman usulünün tesis ve tebliğ edilmesidir. İmanı olmayan adam için diğer farzlar fer’idir, teklifi gerekmez.

İşte tebliğ noktasında iman hizmetinde en mühim ve öncelikli mesele, imanın rükünleridir, sonra diğerleri gelir. Ama "teferruat" mefhumunu "farz değil, emir değil" şeklinde söylerse o zaman mes’ul olur.

Üstad Hazretleri, önce herkesin üzerinde ittifak ettiği iman ve farzların ihya edilmesi gerektiğini nazara veriyor. Çünkü toplum bu iki hususta gayet zayıf ve cahil kalmıştır. Önce bunların sağlam bir şekilde tahkim edilmesi icab eder. Böyle mühim meseleler dururken, cemiyetin ihtilaf ettiği mevzuları gündeme taşımak, ihtilafa ve düşmanlığa sebep olmak hıyanettir. Füruat burada mezhep, meslek ve meşrep farklılıklarıdır.

(1) bk. Barla Lahikası, Takdim ve Mukaddeme.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 3.019
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Ziyaretçi (doğrulanmadı)
Hem Nur Müellifi bir mektubunda “Dahilde tarafgirâne adâvet ve münakaşalara vesile olan fürûatı değil, belki bütün nev-i beşerin en ehemmiyetli meselesi olan erkân-ı imaniyeyi ve beşerin medar-ı saadeti ve umum İslâmın esas ve rabıta-i uhuvveti bulunan Kur’ân’ın hakaik-i imaniyesini bulmak ve muhtaçlara buldurmaya hayatımı vakfettim” demek suretiyle, hizmet-i İslâmiyenin ve mesâil-i diniyenin umumunu tazammun eden vüs’at ve camiiyeti hâiz bulunduğunu, dinî hizmetlerin her nev’ini teyit ve teşvik ettiğini ve bir cadde-i kübrâ-yı Kur’âniye olan Risale-i Nur dairesinin umum ehl-i iman ve İslâm’a şâmil bulunduğunu ifade ediyor. Ve yine aynı mektubunda, devamla, “Hattâ değil Müslümanlarla, belki dindar Hıristiyanlarla dahi dost olup adâveti bırakmaya çalışıyorum”; Harb-i Umumî ve komünizm altındaki anarşistlik tehlike ve tahribatlarının lisan-ı haliyle “Dünya fânidir, firaklarla doludur. Ey insanlar, adâveti bırakınız, Kur’ân dersini dinleyip birleşiniz; yoksa sizi mahvedeceğiz” diye beyanıyla bu zamanın şartları ve icapları karşısında tarz-ı hizmeti yine Kur’ân’ın nuruyla göstererek hakîmâne irşadın ve tevfik-i İlâhiyeye muvafık hareketle isabetli hizmetin ifası gibi noktalardan Risale-i Nur’un lüzum ve ehemmiyetini tebarüz ettiriyor. İşte, lâhika mektupları bu gibi hususlara da işaret ediyor. Değişen dünya hâdiseleri, geniş ve küllî meseleler ve şartlar altında isabetli hizmet-i Kur’âniyenin esaslarını ders veriyor. HAŞİYE Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin Hizmetkârları Tahirî, Zübeyir, Hüsnü Bayram, Mustafa Sungur, Bayram BU YAZIDA BAHSEDİLEN MEKTUP RİSALELELERDE YAYINLANMIŞMI HANGİ MEKTUP.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
defdefa

Risalelerde yok. "Mufassal Tarihçe-i Hayat" kitabında bulabilirsiniz. Mektubun başlığı "Mahrem bir musalahanamedir". Üstad'ın Afyon müddei umumisine yazdığı bir mektub.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...