"Ahireti bilen ve dünyanın hakikatini keşfeden; aklı varsa pişman olmaz, yeniden dünyaya dönüp uğraşmaz." Bu herkes için geçerli mi, bu say'e şevki kırmaz mı?
Değerli Kardeşimiz;
"Hem de ahireti bilen ve dünyanın hakikatini keşfeden, aklı varsa pişman olmaz, yeniden dünyaya dönüp uğraşmaz. Elli seneden sonra, alakasız, tek başıyla bir adam, hayat-ı ebediyesine dünyanın bir iki sene gevezeliğine, şarlatanlığına feda etmez. Feda etse kurnazlık olmaz, belki ebleh bir divane olur. Ebleh bir divanenin elinden ne gelir ki onunla uğraşılsın?.."(1)
Burada, "ahiretin rağmına dünyaya dalmak" manası var. Yani dünyayı nefis hesabına ve ahireti kaybettirecek bir şekilde istemek ve talep etmektir. “Dünyanın bir iki sene gevezeliğine, şarlatanlığına feda etmez.” cümlesi de bu manayı açıkça ifade ediyor.
Mümin dünyayı, hem ilahi isimlerin talim edildiği mektep olması noktasından hem de ahiretin mezrası olması açısından sever ve sevmelidir. Mümin dünyaya, sadece nefse oyun ve eğlence olması cihetinden düşman olur; bu cihetle ona küser ve kalben terk eder.
Teknoloji, istihsal, gayret, verimlilik vesaire mefhumlar, tamamen dünyanın ilk iki yüzüne giren mefhumlardır. Hiçbir evliyanın ya da âlimin tembel olduğu görülmemiştir.
1) bk. Mektubat, On Altıncı Mektup.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü