Farklı yerlerde “aciz ve perişan” olarak bahsedilen mahlukatın, Birinci Söz'de “bismillah” diyerek harika işlere mazhar olduklarını söyleniyor. Birbirine zıt bu ifadeler nasıl anlaşılmalıdır?
Değerli Kardeşimiz;
Her varlık, yaptığı bütün işleri Allah namına yapmakta, O’nun ihsanıyla kendi gücünün çok ötelerinde işler başarmaktadır. Öte yandan, bu dünya hayatında “cemal ve celal tecellileri” birbirini takip etmekte, “her kemale bir noksan katmak bu âlem-i kevn ü fesadın muktezası” olduğundan, sıhhati hastalık, gençliği ihtiyarlık, izzeti zillet takip etmektedir. Bu ise her iki tip esmanın da tecelli etmesi içindir.
Mesela, insan gençliğinde Muizz (izzet sahibi) isminin bir cilvesiyle güçlü, kuvvetli, sağlam ve dinç olur. Daha sonra Müzill (zillet verici) isminin tecellisiyle ihtiyarlar, hastalanır, güçsüz ve kuvvetsiz kalır.
İnsan her iki halde de İlahi isimlere ayna olmakta ve bundan bir şeref kazanmaktadır. Çiçeklerin açması ve solması, baharı sonbaharın takip etmesi, ruhumuzun bazen neşe ile mesut, bazen kederlerle mahzun olması da bu iki tür tecellilere dayanır.
Ahirette ise, cemal tecellileri bütün güzelliğiyle cennette, celal tecellileri ise bütün ihtişamıyla cehennemde kendini gösterecektir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
ben şöyle düşündüm,insanın besmele çekerek harika işlere mahzar olması da bir acizlik göstergesi değil midir. yaptığı hayırlı yada mübah işlerin tümünde bir yaratıcının adıyla hareket etmemiz gerekiyor.çünkü biz aciziz fakiriz ihtiyaç sahibiyiz.besmele çekerek bir yaratıcının ismini arkamıza alarak yaptığımız işler kıymete biniyor.senin mesmelesiz yaptığın işler ne kadar iyi ve faydalı olsa da, asıl yaptıranın ismini unuttuktan sonra harika sayılır mı