"Ben sözlerimle Muhammed’i (a. s.m.) övmüş olmadım; aslında sözlerimi Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmla övmüş ve güzelleştirmiş oldum." Sözü kime aittir, tevazu mudur?
Değerli Kardeşimiz;
Birkaç Arap Edebiyatı kitaplarında da geçen bu söz, Peygamber Efendimiz (asm)'in şairi olan Hassan bin Sabit’e (ra.) aittir.
Bu sözde asıl anlatılmak istenen husus, Hazret-i Muhammed (asm.)'i manevi azamet ve kibriyasını övmenin imkân dâhilinde olmadığına dikkat çekmektir. "Ben seni övme yolunda ne kadar gayret ve cehd göstersem de benim sözlerim hakikati ile ne seni anlatabilir ne de övebilir." deniyor. "Benim sözlerim seni övmeye güç yetiremez, tam aksine, senin o güzel ismin ve sıfatların benim sözlerimi güzelleştirir ve kıymettar kılar." denilerek Habib-i Kibriya Efendimiz (asm)’ı hakkı ile övmenin mümkün olmadığı ifade ediliyor.
İmam-ı Rabbanî Hazretlerinin Mektubat'ında geçen bu sözü, Üstad Hazretleri de 19. Söz'ün başına almıştır:
وَمَا مَدَحْتُ مُحَمَّداً بِمَقَالَتِى * وَلٰكِنْ مَدَحْتُ مَقَالَتِى بِمُحَمَّدٍ عَلَيْهِ الصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ
“Ben sözlerimle Muhammed’i (a,s.m.) övmüş olmadım; aslında sözlerimi Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmla övmüş ve güzelleştirmiş oldum.” [İmam Rabbânî, Mektubat, 1:58. (Sözler, On Dokuzuncu Söz).]
Aynı sözün, farklı bir sahada kullanılmasına bir misal:
وَمَامَدَحْتُ الْقُرْاٰنَ بِكَلِمَاتِى - وَلٰكِنْ مَدَحْتُ كَلِمَاتِى بِالْقُرْاٰنِ
"Kur’ân’ın hakaik-i i’câzını ben güzelleştiremedim, güzel gösteremedim. Belki Kur’ân’ın güzel hakikatleri benim tabiratlarımı da güzelleştirdi, ulvileştirdi." (Mektubat, Yirmi Sekizinci Mektup, Yedinci Risale.)
Bunun misallerini çoğaltmak mümkündür.
Burada söylenen bu sözler, tevazu değil hakikattir. Zira hakikat noktasında nazarı cüz’î olan bir insanın, ezelî bir ilimden gelen Kur’an’ı hakkı ile övüp takdir etmesi mümkün değildir. Bu manaya şu ayet zımnen işaret ediyor:
"Eğer Allah’ın kelimelerini yazmak üzere, dünyadaki bütün ağaçlar, kalem olsaydı ve denizlere de yedi deniz daha katılıp bütün onlar da mürekkep olsaydı, bunlar tükenir yine de Allah’ın sözleri tükenmezdi. Allah, öyle azîz, öyle hakîmdir." (Lokman, 31/27)
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü