"Esmâ-i hüsnâsının güzellikleri dahi ayrı ayrı olduğundan, mevcudatta bulunan hüsünler ayrı ayrı düşmüş." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Cemal, yani güzellik sadece şekil ve sûrete mahsus değildir. Şefkatin, tadın, ahlâkın vesaire her şeyin kendine has bir güzelliği ve cemali bulunuyor. Bu yüzden cemal ve güzellik yeryüzündeki çeşitlere göre artar ve çeşitlenir.
Bir çiçeğin güzelliği, denizin güzelliği, ovaların, dağların güzelliği, imanın güzelliği başka başkadır.
Leziz bir yemekten aldığımız zevk ve lezzet ile çeşitli çiçeklerle bezenmiş bir dağın temaşasından aldığımız lezzet ve zevk birbirinden farklıdır. Biri mideye ve dile, diğeri akla hitap eder.
İnsan aklıyla değil, kalbiyle muhabbet eder. Çiçeği görür ve sever. Bülbülü dinler ve sever. Balı tadar ve sever. Hikmetleri aklı ile anlar ve sever. Sevgi akla bağlı olmadığına göre sevmek için anlamak şart değildir.
Bir yetimi giydirip, doyurmanın lezzeti daha başkadır.
Yeryüzünde yaşayan bütün canlıları hususan aciz yavruların mükemmel bir şekilde beslenmeleri, mesela, annelerinin sinelerine asılmış memeler musluğundan en tatlı ve en gıdalı sütün akıtılması, ilahî rahmetin ayrı bir güzelliği ve cemalidir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Nispi güzellikle nasıl bir bağlantı var?
Güzelliğin sayısız derece ve mertebeleri bulunuyor. Her İlahi ismin güzelliği de kendine göredir bu isim tecelli ettiğinde kendi güzelliğini tecelli ettiği eşya ve varlık üstünde gösterir.
Mesela rızka muhtaç bir canlıya rızık vermek Rezzak isminin güzelliğidir hasta bir insana şifa vermek Şafi isminin güzelliğidir küfür ve dalalet karanlığında bocalayan birisine hidayet verip onu zulümattan kurtarmak Hadi isminin bir güzelliğidir.
Her bir eşyaya estetik ve düzgün bir şekil vermek Musavvir isminin bir tecelli ve güzelliğidir. Aciz ve çaresiz yavruları ummadığı ve beklemediği yerden himaye etmek onları düzenli beslemek onları koruyup kollamak Rahman ve Rahim isimlerinin birer güzelliğidir vesaire.
Her ismin bu anlamda kendine ait bir güzelliği ve bu güzelliğin eşya ve varlıklar üzerinde bir görüntü ve tecellisi vardır. Eşyada ve varlıklarda görülen bütün kemal ve güzellikler esasında Allah’ın isimlerinin orada tecelli ve tezahür etmesidir yoksa eşya o kemal ve güzellikleri kendi ihdas ediyor değildir. Mesela Rezzak ismi tecellisini bir çekse bütün canlılar rızıksızlıktan ölür rızkın kendine ait güzellik ve kemali de kaybolur. Demek rızıkta ki kemal ve cemal eşyaya değil Rezzak ismine aitmiş.
Nispi güzellikler güzelliğin kendi içinde ki makam ve derecesi oluyor mesela küçük bir arının rızıklandırılması cüzi bir rızık güzelliği iken bütün arıların bütün canlıların muntazaman rızıklandırılması ise külli bir rızkın kemal ve cemali oluyor. Nispi güzelliğin meydana çıkıp fark edilmesi açlık ve muhtaçlık ile oluyor. Açlık olmasa rızkın sayısız nispi güzellikleri meçhul kalırdı.
Birde İlahi isimlerin cemal ve kemalinin sıfatlara, şuunata ve Zat-ı Akdese olan nispeti vardır. Mükemmel bir fiil mükemmel isimlere mükemmel isimler mükemmel sıfatlara mükemmel sıfatlar mükemmel şuunata mükemmel şuunatta mükemmel bir Zat-ı Akdese delalet eder Onu gösterir. İsimlerin güzelliği Zat-ı Akdesin sonsuz cemal ve kemalinden kaynayıp gelir.