"Ramazan-ı Şerifte en zenginden en fakire kadar herkesin nefsi anlar ki, kendisi malik değil, memluktür; hür değil abddir. Emir olunmazsa en adi en rahat şeyi de yapamaz..." İzah eder misiniz?

"Ramazan-ı Şerifte en zenginden en fakire kadar herkesin nefsi anlar ki, kendisi malik değil, memluktür; hür değil abddir. Emir olunmazsa en adi en rahat şeyi de yapamaz..." İzah eder misiniz?
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ramazan-ı Şerifte en zenginden en fakire kadar herkesin nefsi anlar ki, kendisi malik değil, memluktür; hür değil abddir. Emir olunmazsa en adi en rahat şeyi de yapamaz, elini suya uzatamaz diye mevhum rububiyeti kırılır, ubudiyeti takınır, hakiki vazifesi olan şükre girer." (Mektubat, 29. Mektup, İkinci Risale-Ramazan Risalesi.)

Bir şeye sahip olmak, o şeyin her şeyine ve her durumuna sahip olmaktan geçer.

Mesela, "Güneş benimdir." diyebilmen için güneşi boşlukta durduracak bir güce ve her elementini temin edecek bir zenginliğe, intizamına hükmedecek bir irade ve ilme sahip olman gerekir. Kısaca güneşin her şeyine sahip olman gerekiyor. O zaman “Güneş benimdir.” demeye hakkın olabilir. Yoksa güneşin hiçbir işine müdahil olamadığın halde “Güneş benimdir.” demen hayali bir sahiplenme ahmaklığından başka bir şey değildir.

Bu açıdan bakıldığında insan, sonsuz acizliği ve sonsuz fakirliği bakımından hiçbir şeye sahip değildir. İnsanın kendi bedeni ve bedenindeki azaları da kendine ait değildir. Mesela insanın “Benim midem.” diyebilmesi için midenin her şeyine hâkim olması, oradaki nizamı mükemmel bir şekilde bilmesi ve idare etmesi gerekir. Ki çok insan midesinin nerede olduğunu bile tarif etmekten acizdir.

Hakikat böyle iken, felsefî safsataların da tesiri ile insan hayalî bir benlik davası ile her şeye sahip olduğunu iddia ediyor. Ve kendini memlük değil, malik zannediyor; Firavun'un ilahlık iddia etmesi gibi.

İşte insanın hayalî benliğini ve bencilliğini terbiye etmek için oruç mükemmel bir perhiz, muazzam bir ilaç gibidir.

Evet, Ramazan ayında en zenginden en fakire kadar herkesin nefsi anlar ki, kendisi yaratmak açısından malik (sahip) değil, memluktür (köledir); hür değil, kuldur. Allah izin vermezse en basit, en rahat şeyi dahi yapamaz, mesela elini suya uzatamaz diye hayalî benliği kırılır, ıslah olur, kul olduğunun şuuruna varır ve hakiki vazifesi olan kulluğu yapar ve şükreder.

Kısaca oruç insana acizliğini, Allah’ın da kendine Rab olduğunu hatırlatıyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 5.548
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...