"Dalâlet ve şer, menfidir ve tahriptir ve ademîdir ve bozmaktır." Şerlerin ademî olması ile şerrin Allah tarafından halk edilmesini nasıl anlayacağız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Şerrin ademî olması; bütünü ile fiilsizlik ve amelsizlik manasına gelmiyor. Şerde de bir fiil ve bir amel vardır. Bu yüzden "Hayrın ve şerrin yaratıcısı Allah’tır" diye bilmek, imanın bir esası olmuştur.

Şerrin ademî olması; neticesinin sevapsız ve yıkıcı olmasıdır. Alkolün neticesi günah ve tahriptir; bu yüzden ademidir. Alkolü içmeye azmeden ve niyetlenen insanın kendisi olduğu için günahı da ona aittir.

Meselâ, büyük meşakkat ve gayretlerle yıllar sonra kurulan bir şehir, birkaç saniyelik bir depremle yok olabiliyor. Depremin bu yıkıcılığı yokluğu hatırlattığı için ademi deniliyor. Yoksa depremin oluşmasındaki maddî sebepler yok sayılmıyor. Yani depremin yıkıcı yönü yine Allah tarafından yaratılıyor.

Yine bir ağacın ve ormanın yetişmesi ve büyümesi yıllar alırken, yakılması ve kesilmesi bir iki dakikalık iştir. Şerde ve ademde bir şartın olmaması yeterli iken, hayırda ve vücutta bütün sebeplerin ve şartların bir arada olması gerekiyor. Ağacın yetişip büyümesi hayır, vücut ve varlık iken, kesilmesi ya da yakılması şerdir ve ademîdir.

Netice olarak, günah ve şerler bizzat ademî değil, neticeleri noktasından ademîdirler. Hayırları da şerleri de yaratan Allah’tır; ikisini de cüz’i iradesiyle tercih eden insandır.

Allah, kullarına iradesini istediği şekilde kullanma salahiyeti vermiştir. Kul isterse iradesini hayırda kullanır, isterse şerde. İsterse ibadet eder, isterse etmez. Her iki durumda da müsaade eden Allah’tır, lakin O’nun şerre rızası yoktur.

Bahçesine suyu akıtmayan kişi ağaçların veya bostanının kurumasına sebep olur. Bahçesini suladığı zaman Allah’ın inayetiyle ağaçlar yeşerip meyve verir, bostan mahsulünü döker. Ancak o kişi, “Bu meyveler benimdir” diyemez. Çünkü suyu yaratan, toprağı terbiye eden, güneşi ve havayı musahhar kılan Allah’tır.

İnsanın yaptığı çirkin işler, işlemiş olduğu günahlar ve kusurlar kendi nefsindendir. Konuşma bir fiildir, konuşmayı yaratan Allah’tır. Eğer kişi yalan söyler, gıybet eder, birine iftira atar ve çirkin sözler söylerse, o fiilleri yaratan yine Allah’tır ama istimal eden kuldur ve mesuliyet onundur. Zira irade kulun elindedir, Allah’ın şerre rızası yoktur.

Aynı şekilde ayağımızı yürüyecek biçimde terbiye eden ve yürümeyi yaratan Allah’tır. Kul isterse camiye doğru yürür, isterse şer bir yere. Birincisinde sevap alır, ikincisinde ise günaha girer. “Benim suçum ne? Kaderim de olmasaydı, ben de buraya gelmezdim” diyemez, dese de bir mana ifade etmez. Diğer bütün fiillerimizi bu şekilde düşünebiliriz. İsteyen kul, yaratan Allah’tır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...