Bazen derslerde Risaleler düz okunuyor. Evde kendimiz de okuyabiliriz. Bunun farkı nedir, derse gitmenin asıl gayesi nedir?
Değerli Kardeşimiz;
Derslerin gayesi, Risaleleri anlamaktır. Risalelerin anlaşılması hâlinde şevkler de artar ve okunan o güzel hakikatlerin başkaları ile paylaşılması bir arzu olarak karşınıza çıkar.
Ders, kelime olarak da ne mana ifade ettiği gayet açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Talebe, bir şeyler öğrenmek için okula gider. Yalnız kitap okuyacaksa, evinde de okur. Ayrıca o kadar külfete ve masrafa da üzum kalmaz. Kaldı ki, öğrenci zaten evde ders çalışıyor. Okulda ise anlayamadığı konuların, öğretmeni tarafından anlaşılır bir şekilde izahı yapılmaktadır.
Bizler de derslerde anlayamadığımız Risaleleri anlamak için ders yapmalıyız. Bunun için de Risaleleri iyi kavrayan ve âdeta öğretmenlik yapacak durumda olan ağabeylerin varlığını ihtiyaç vardır. Eğer onlar yok ise, bu kez, birilerinin kitaptan okuması daha iyidir. Tıpkı öğretmen derse gelmeyince, sınıf başkanının herkese sıra ile kitap okutması gibi...
İslam literatürüne "sohbet-i ihvan" olarak geçen birliktelik, bir araya gelerek ilim öğrenmek, hem Peygamber Efendimiz (asm)’ın mesleği hem de fıtratın muktezasıdır. Her bir sınıf, bir ders, bir sohbet halkasıdır. İlim, bir araya gelmekle talim edilir.
Hz. Erkam'ın evinde başlayan bu sohbet halkası, her geçen gün büyümüş ve bu asırdaki tezahürü de hem müsbet ve hem de dini ilimlerde farklı nüanslarla tezahür etmiştir.
Zira Yirmi Yedinci Söz'de de ifade edildiği gibi, "sohbette insibağ ve inikâs vardır", karşılıklı fikir teatisinde bulunmak, birbirimizin güzel hâl ve davranışlarından istifade etmek vardır. Bu ise en müessir eğitim olan lisan-ı hâl ile talime girer.
İlave bilgi için tıklayınız:
- Neden Evde Okumayıp da Haftalık Derslere Gidiyoruz?
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Risale-i Nur'un şerh ve izahı çok geniş bir mes'ele.. Verdiğiniz cevab tatmin edici.. Allah razı olsun.. Mesela; Bazı kimselerin Risale-i Nur dersine yeni geldiğinde açıklama ve izah yapılmadığında, Nurlar'dan uzaklaşması vukû bulan bir durum.. Ahmed Akgündüz Ağabey'in bir yazısında -hatırladığım- kadarıyla bu konuya değiyordu ve şöyle diyordu; 《Risale-i Nur talebelerinden bir kısmı okurken kelimenin anlamını vermiyor ve yanlış mânâ vermekten korkuyor.. Bir kısmı da sanki her kelimenin anlamını vermezse Nur Talebesi olmayacak.. gibi bir hâlet içine giriyor. Bu iki durumda olmamalı.. yerine göre anlamı verilmeli..》 Bu konuya Ahmed Akgündüz Ağabey şu misallerle açıklıyor; 《Risale-i Nur'un izahı sadedinde Sungur Abi termometre gibidir. Yerine göre izah edildiğinde güleç ve dikkatlice derse odaklanır. Ama çok aşırı -ifrat derecede- izah edildiğinde başını öne eğer ve morali bozulur. 》Bunu anlattıktan sonra Mehmed Kırkıncı Hoca'yı örnek verir, Risale-i Nur'un izahı sadedinde.. Meselâ o konunun kavranması için izah etmek yerine düz okuyalım fazla izah etmeyelim.. vb. cümleler sizinde belirttiğiniz gibi "Üstadımızın mezkûr ifade ve tavzifine muhalefet etmek demektir." Ben Allah'a şükür Risale-i Nur'lardan istifade ve istifaza için çaba harcadım ve biiznillah çabalarıma devam ediyorum. Anlamadığım, bana sorulduğunda cevap veremeyeceğim, bilinmeyen bir mevzû kalmasın diye mesâimi biiznillah teksif ediyorum. Bunun için Allah razı olsun sitenizden de istifade ettim. Aynı zamanda Alâaddin Başar Abi'nin Sorularla Risale-i Nur Dersleri'nin 1-2-3 eserlerini okudum.. Meselâ; 《 Bir kısım ehl-i takva, berk gibi bin senelik yolu, bir günde keser. Bir kısmı da, hayal gibi ellibin senelik bir mesafeyi bir günde kat'eder. Kur'an-ı Azîmüşşan, şu hakikate iki âyetiyle işaret eder.》(4. Söz) Bu yeri hepimiz defalarca okumuşuzdur. Ama pek azımız bu iki âyeti araştırmıştır. İşte Alâaddin Başar Abi'nin Sorularla Risale-i Nur Dersleri eserinde soru geliyor: "Bu iki âyet hangileri?" diye.. Cevaben bu âyetlerin Mearic 4. Âyet:"Melekler ve Rûh (Cebrail), oraya, miktarı (dünya senesi ile) ellibin yıl olan bir günde yükselip çıkar. " ve Secde 5.Ayet: "Allah, gökten yere kadar her işi düzenleyip yönetir. Sonra (bütün bu işler) sizin sayageldiklerinize göre bin yıl tutan bir günde O´nun nezdine çıkar." olduğunu belirtir. Aynı zamanda Kader mevzûsunda da Mehmed Kırkıncı Hoca'nın eserleri istifadeli.. Onun için "ilim ilime kuvvet verir." kâidesince Nurlar üzerine çalışmalar dâima devam etmeli diye düşünüyorum. Bu yıl Ali Mermer ve Senai Demirci Ağabeylerin hazırladığı "Zaman Aynası Namaz/ 9. Söz Şerhi" ni okudum. Bir eserde Üstad Hazretleri, ne kadar âyetin tereşşuhatına medâr olduğunu görmek mümkün. Zaten Üstad Hazretleri diyor ya: "Bir mes'ele-i îmâniye kalbe geldiğinde yüz âyat-ı Kur'âniye birden imdada geliyorlar. " Benim sorum bu gibi eserleri yani Risale-i Nur'u anlama yolundaki eserlere bakış açımız nasıl olmalı? Bu gibi eserlerle ne kadar iştiğal etmeliyiz? Bazı Nur talebeleri bu eserleri okumak yerine Risale-i Nur'u okuyun diyor.. Ben de Cevaben; Zaten Risale-i Nurdan istifade etmek için bu eserlere başvurulduğunu söylüyorum.. Siz de bu konuda cevap verirseniz sevinirim. Selam ve dua ile..
UMUMİ DERSLERİN EHEMMİYET VE KIYMETİ
Evet nasıl ki umumi meşveretler şahs-ı manevinin ruhu hükmünde ise umumi dersler de şahs-ı manevinin hayatı ve nuru hükmündedir. Şahs-ı manevinin tecessüm etmiş hali gibidir. Bu cihetle kesinlikle ihmal edilmemesi ve cemaatin birbiri ile irtibatı kopmaması için hayati öneme sahiptir.
Böyle umumi dersler, umumi belalara sed çeker ve büyük ve küllî inayetlere vesile olur. Küfür ile mücadelenin en büyük silahlarından biridir.
Umumi derslerin binler faydasından numune ve hülasa olarak birkaçını zikredelim:
1. Şahs-ı manevi ile beraber olmak
2. İman ve İslamiyet safında olduğunu göstermek
3. Şehadet ve şahitlikle lehinde delil beyanına vesile olmak
4. Kuvve-i maneviye kazanmak ve ümid tazelemek
5. Ne’budü, nestaîndeki sırra mazhar olmak
6. Bu kadar cemaatin gittikleri yolun davası batıl olamaz diyerek evham ve vesveseleri izale etmek
7. Uhuvvet, muhabbet, tesanüt ve ittihadı netice verecek müfritane irtibatın inkişafına vesile olmak
8. Fikr-i infiradi, tasavvur-u şahsi hastalığından kurtulmak. Ferdiyetçilikten, münferitlikten azade olmak. Umumi ilanatın neşrine vesile olmak.
9. Sevad-ı azama ittiba etmek manasına müraat etme ve umum Müslümanları düşünmek hissiyatının inkişafına vesile olmak.
10. Kuvvet vermek ve kuvvet almak. Teselli vermek, müteselli olmak. Dua etmek, dua almak ..
11. Hodbin, hodgam, hodendişlik gibi süfli hislerin tasallutundan kurtulmak.
12. Allah’ın azametinin kalplerde inbisat ve inkişafına yol bulmak
13. Efendimiz ASM’ın “Ümmeti, ümmeti” kelimesindeki mananın kalplerde yerleşmesine vesile olmak.
14. Yalnız kendini düşünmek hissiyatından kurtulmak. Cemaatin fertleriyle alakadar olmak vesilesi.
15. Allah’ın ipine topluca sarılın emrine imtisal etmek.
16. Külli bir niyetin ve hadsiz bir itikadın kapılarını aralamak
17. Benim Rabbim’den Alemlerin, kainat ve mevcudatın Rabbi isim ve unvanına yükselmeye ve marifetullahın inkişafına vesile olmak
18. Yenilerin şevklenmesine vesile olmak. Derse gelen talebelerle ilgilenmek.
19. Farklı ağabeylerden istifade etmek
20. Binler yerden gelen günahlara mukabil bin dil, bin ruh ve bin cesed ile mukabele etmek.
21. Şeair-i İslamiyenin ihyasına vesile olmak.
22. Cum’a, Bayram gibi cemaatle kılınan namazlardaki cem’in sırrına mazhar olmak. Ve bu gibi şeairin terkinden hasıl olan zararlar gibi zararlara düçar olmak
23. 27 kat sevaba vesile olan sırrı bulmak ve mazhar olmak.
24. Cem ve cemaat ile edilen duaların Rahmet-i İlahiye tarafından geri çevrilmeyeceği müjdesine nail olmak.
25. Allahu Teâlâ ve tekaddes hazretlerinin 40 kişinin şehadeti ile insanların şahitliğini Rahmet vechesi olarak kabul etmesi
26. Zamanın cem ve cemaat zamanı olduğunu ifham ve Allah’ın rahmetinin cem ve cemaatle olduğunu bilmek.
27. “Tevhid-i îmanî, elbette tevhid-i kulûbu ister. Ve vahdet-i îtikad dahi, vahdet-i içtimâiyeyi iktiza eder.” Sırrıyla Vahdet ve Tevhidi iktiza eden cem ve cemaat ruhunu hissetmek.
28. Okuma hızını arttırır. Günlük kullanılan kelime hazinesini genişlettirir. Anlama ve muhakemeyi arttırır
29. Daha ziyade müteyakkız ve dikkatli dinlemeye vesile olur. Uykuyu kaçırır.
30. Göz, kulak ve dil ve tefekkür gibi duyu organlarının ekserisiyle istifade yolunu açar.
31. Nefse zor gelen kitap okuma manası beraberce okumak ile aşılabilir.
32. Semavat ehli olan ervah-ı tayyibeyi celbe sevkeder.
33. Manevi havayı tasfiyeye vesile olur.
34. Kalp ve ruhun kulak ve göz penceresi ile gıdalanmasına ve kuvvetlenmesine vesile olur.
35. Umumun inkişafına vesile olur.
36. Beraberce hareket ile daha ziyade tesanüt ve ittihada vesile olması ve cemaat ruhuna vesile olur.
37. Sevab-ı a'malin ziyadeleşmesine vesile olur. Lehte şahitleri arttırır.
38. Şevkle okumak iştiyakını uyandırır.
39. İnsanların manevi latifelerinin daha ziyade inkişafına vesile olur.
40. Umumi dersler umumi kongre merkezi gibi birbirinin derdiyle dertlenmeye ve yardımlaşmaya vesile olur.
Acaba bu kadar külli menfaat ve faydaları cemeden UMUMİ DERSTEN daha büyük ve karlı hangi ticaret vardır?