"Ölmüş gitmiş bir adamın şahsına karşı bin defa böyle itiraz da olsa umumî bir dâvâ oluyor." Başka mektupta da "Şahsî bir dâvâ oluyor." şeklinde geçiyor, izah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
“Acaba ölmüş gitmiş bir adamın şahsına karşı bin defa böyle itiraz da olsa, umumî bir dava oluyor. Mahkeme-i adalet buna dair böyle bir hükmü vermek, elbette pek acib bir mana iş içinde var.”(1)
“Acaba, ölmüş gitmiş bir adamın şahsına karşı bin defa böyle itiraz da olsa, şahsî bir dava oluyor. Mahkeme-i adalet buna dair böyle bir hüküm vermek, elbette pek acib bir mana, iş içinde vardır.”(2)
Burada "Müdafaatın bir hâşiyesi" başlıklı birbirinden ayrı, fakat aynı mealde yazılmış iki mektupta geçen bu iki ifade birbirinden mana itibariyle farklı olabilir. Lakin birbirlerine muvafık düşen cihetleri vardır. Şöyle ki;
Ölmüş bir adamın fikirlerine, dünya görüşüne, hayat felsefesine itiraz etmek, tenkid etmek, ne şahsî hukuk ne de umumî hukuk açısından suç mevzuu olamaz, olmamalıdır. Şahsî ve umumî ifadeleri, ferdî ve kamu hukuk manasında kullanılıyor. Malum, bazı şahıslar kamu gibi görüldüğü için, ona itiraz kamuya itiraz gibi telakki ediliyor ve kamu davası açılıyor.
Kamu davası, sadece bir şahsın diğer bir şahsa karşı açmış olduğu hak davası değildir. Ferdin, bir hak mağduriyeti neticesi olarak topluma veya bir kurumun diğer bir kuruma açtığı davadır. Mahkemenin kurum hakkında verdiği karar, sadece davayı açan kişiyi değil, umumu alakadar ettiği için, herkesi bağlayan davalara verilen isimdir.
Bir şahsî olan bir hukukun âmme hukuku manasında mülahaza edilmesi de ayrı bir garabettir. Mesela, Karl Marks’ı tenkid etmek ne şahsî açıdan ne de âmme hukuku açısından suç mevzuu teşkil edemez.
Dipnotlar:
(1) bk. Emirdağ Lahikası-II, 58. Mektup.
(2) bk. age., 37. Mektup.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü