Ders çalışmak ibadet midir? Yoğunluktan ancak namazımı kılıyor, az da Risale okuyabiliyorum. Üstad bu konuda ne diyor?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Ders çalışmak veya başka bir iş yapmak, beş vakit namazı kılmak şartıyla, ibadet olduğuna dair Risalelerde birçok yerde ifadeler vardır. Dördüncü Söz'ün son cümlelerinde bu manaya şöyle vurgu yapılmıştır:

"Hem namaz kılanın diğer mübah, dünyevî amelleri, güzel bir niyetle ibadet hükmünü alır. Bu surette bütün sermaye-i ömrünü âhirete mal edebilir; fani ömrünü bir cihette ibkà eder."(1)

Ama bu şu manaya gelmemelidir; öyle ise ne Kur'an, hadis ve ne de tefsir okuyalım. Şu var ki, mesainiz yoğundur, vakit bulamıyorsunuz, bu bir mazarettir, söylenecek bir şey yoktur. Ayrıca On Birinci Şua'nın Altıncı Meselesine bakınız.

Yine Üstad'ın hayatından, bu konuya örnek teşkil edecek bir kaç canlı tablo verilmektedir, şöyle ki:

"HAŞİYE: Dinî farzlarını yerine getirmek suretiyle dünyevî çalışmaların da bir ibadet hükmüne geçtiğine dair Üstadımızın yanına gelenlere verdiği derslerden birkaç nümune:"

"1. Üstadımız Bediüzzaman Hazretleri ile birlikte, birgün, Eskişehir’deki Yıldız Otelinde bulunuyorduk. Şeker fabrikasından yanına gelen birkaç işçi ve ustabaşına kısaca dedi: 'Siz farz namazlarınızı kılsanız, o zaman, fabrikadaki bütün çalışmalarınız ibadet hükmüne geçer. Çünkü milletin zarurî ihtiyacını temin eden mübarek bir hizmette bulunuyorsunuz.'

"2. Yine birgün, Eğirdir yolu altında oturmuş, Rehber’i okuyorduk. Tren yolunda çalışan birisi geldi. Ve Üstad, ona da aynı şekilde, feraizi eda edip kebairden çekinmek şartıyla bütün çalışmalarının ibadet olduğunu, çünkü on saatlik bir yolu bir saatte kestirmeye vesile olan tren yolunda çalıştığından, mü'minlere, insanlara olan bu hizmetin boşa gitmeyeceğini, ebedî hayatında sevincine medar olacağını ifade etmiştir."

"3. Yine birgün vaktiyle Eskişehir'de, tayyareciler ve subaylar ve askerlere de aynen şu dersi vermişti. 'Bu tayyareler, birgün İslâmiyete büyük hizmet edecekler. Farz namazlarınızı kılsanız, kılamadığınız zaman kaza etseniz, asker olduğunuz için herbir saatiniz on saat ibadet, hususan hava askeri olanların bir saati, otuz saat ibadet sevabını kazandırır. Yeter ki kalbinde iman nuru bulunsun ve imanın lâzımı olan namazı ifa etsin.'

"4. Hem Barla, hem Isparta, hem Emirdağ'da çobanlara derdi: 'Bu hayvanlara bakmak büyük bir ibadettir. Hattâ bazı Peygamberler de çobanlık yapmışlar. Yalnız, siz farz namazlarınızı kılınız, tâ hizmetiniz Allah için olsun.'

"5. Yine birgün, Eğirdir’de elektrik santralının inşasında çalışan amele ve ustaya, 'Bu elektriğin umum millete büyük menfaati var. O umumî menfaattan hissedar olabilmeniz için, farzınızı kılınız. O zaman bütün sa’yiniz, uhrevî bir ticaret ve ibadet hükmüne geçer.' demiştir. Bu neviden on binler misaller var."(2)

İnsanın, canlı veya cansız mahlûkatın yapmış olduğu tesbihatından hisse alması da beş vakit namazı kılmasına bağlanmıştır. Üstad bu hakikati şöyle ifade etmektedir:

"İkinci Maden: Hem bu bağdan çıkan mahsulâttan kim yese -hayvan olsun, insan olsun, inek olsun, sinek olsun, müşteri olsun, hırsız olsun- sana bir sadaka hükmüne geçer. Fakat o şartla ki, sen Rezzâk-ı Hakikî namına ve izni dairesinde tasarruf etsen ve Onun malını Onun mahlûkatına veren bir tevziat memuru nazarıyla kendine baksan..." (Sözler, Yirmi Birinci Söz)

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, Dördüncü Söz.

(1) bk. Tarihçe-i Hayat, Emirdağ Hayatı, Üstad Gelenlerle Ne Konuşurdu?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 14.628
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Nurun fedaisi
Hiç olmazsa işleri ve vazifeleri olmadığı vakitlerde, beş on dakika dahi olsa Risale-i Nur'u okumak veya dinlemek veya yazmak cihetiyle bir miktar meşgul olsalar hakiki talebe-i ulûmun sevaplarına ve şereflerine mazhar oldukları gibi İhlas Risalesi'nde yazılan beş nevi ibadete de mazhar olurlar. (Risale-i Nur - Emirdağ Lâhikası 2)
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
artiha

Havacı askerlere dair ifadesi de, imanın her şeyden öte olduğuna işarettir ki, buna namaz da dahil. Yoksa namaz kaçabilir anlamı yok. Mesela dünyanın bir ucuna iman hizmetine giden bir kardeşimiz endişe edebilir. "Acaba hizmet de olsa, ubudiyete mani olur mu? " kaygısı izale ediliyor. Yoksa işin içine girince kaçırmayacağını kendisi de anlıyor. Sektörde görev yapan birisi olarak ben de her yere gittim fakat çok şükür tek vakit kaçırmadım. Farz ibadetlerini tam yerine getiren kimse başka hiç bir şey yapmasa da önemli değil belki. Yaptıkları zaten en yüksek hizmet. Farza halel gelmesi durumunda ise sorgulamak gerek. O uğraş olmasa da dünyevi işleyiş devam edecektir. Veyahut mesai tanzimine ihtiyaç vardır. Zaman planlaması ile öne veya sona alınarak bir şekilde vazife yerine getirilir

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...