"Fakat aynaların kabiliyeti nisbetinde tezahür ettiğinden, o ruhun mahiyet-i nefsü’l-emriyesini tamamen tutmuyor." cümlesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Her varlığın bir hakikatı vardır. Meselâ, elektriğin gerçek mahiyetini tam bilemiyoruz. Onu tecelli ettiği veya tezahür ettiği aynalarda görüyoruz. Şu var ki, hiçbir ayna tam manasıyla elektriğin hakiki mahiyetini ifade edemiyor.

Elektrik; buzdolabı aynasında soğuk olarak, elektrikli sobada sıcak olarak, radyoda ses olarak, televizyonda görüntü olarak karşımıza çıkar. Ancak bunların hiçbiri tek başına elektriğin “mahiyet-i nefsü’l-emriyesini” tam olarak ifade edemezler. Her biri elektriğin bir sıfatını ifade etmektedir.

İşte melekler de nuranî varlıklar oldukları için, ortama göre şekil almaktadırlar. Ancak şu var ki, aldıkları şekil, o meleğin aynısı değildir.

Ehl-i cennet de bir anda birçok yerde bulunup binler farklı zevki tadacaklardır. Ancak bunun nasıl olduğunu, yani, “mahiyet-i nefsü’l-emriyesini” bilmemiz mümkün değildir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 5.138
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

baybarshan
Net ve açik bir cevap olmustur.Bravo....
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Kullanıcı

"İşte melekler de nuranî varlıklar oldukları için, ortama göre şekil almaktadırlar. Ancak şu var ki, aldıkları şekil, o meleğin aynısı değildir."

Meleklerin Mahiyet-i Nefsül emriyesi hiç bir zaman bilinemeyecek mi o zaman, âhirette de mi bilemeyeceğiz? Kabına göre şekil alan bir şeyin özü nasıl bilinebilir?

Aynı şey ruh vs için de geçerli. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale
Bu dünya imtihan yeri olduğu için bilemiyoruz yoksa ahirette Allah'ı bile göreceğiz. 
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Kullanıcı

O zaman ahirette Allahı görebileceğimiz gibi, melek, ruh, cinleri de göreceğiz, bileceğiz inşallah. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Aynen.

"O cennet ki, orada istedikleri her şeye ulaşırlar ve orada sonsuza kadar yaşayıp giderler; bu, Rabbinin [insan için her zaman] istenmeye değer bir vaadidir”. Orada diledikleri her şey kalıcı biçimde onların olacak: Bu, Rabbinin üzerinde kendisinden yerine getirmesi istenilen bir söz idi.” Furkan, 16

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...