"İnsana verilen nümuneler nevinden cüz'î ilim, kudret, basar, sem', mâlikiyet, hâkimiyet..." Birkaç tane daha misalle açıp, Cenab-ı Hakk’ı nasıl tarif ettiğini öğrenebilir miyiz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu bölümün geniş izahı Ene Risalesidir. Burada bir iki misal vermekle iktifa edeceğiz:

“Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.” (Zariyat, 51/56)

mealindeki ayette geçen ibadet kelimesine birçok müfessir gibi Üstadımız da marifet (tanımak) manası vermiştir. Yani insanlar Allah’ı tanımak, zatının varlığını, sıfatlarının sonsuzluğunu, esmasının tecellilerini bilmek için yaratılmışlardır. Bu marifete eren insanlar mümin olurlar ve Allah’a ibadet vazifelerini de hassasiyetle yerine getirirler.

Allah insana kendini tanıtmak istediğine göre, onun ruhunu da bu temel gayeye uygun yaratacaktır ve yaratmıştır. İnsan ruhuna kudret sıfatı verilmeseydi Allah’ın kudret sıfatını bilinmezdi. İrade sıfatı verilmeseydi iradesini bilinemezdi. Görme, işitme, sıfatları da aynı şekilde düşünülecektir. Diğer taraftan insan ruhunda merhamet, ihsan, ikram manaları olmasaydı, Allah’ın rahmeti, ihsanı ve ikramı da bilinmez, Rahmân, Muhsin, Mükrim isimlerinin tecellileri okunamazdı.

Bu konu işlenirken her zaman verdiğimiz bir misali tekrarlanak istiyorum:

Anadan doğma kör bir adama soruyorlar: "Sen, görme denilince ne anlıyorsun?"

Adam şu enteresan cevabı veriyor: “Ben görme nedir bilmiyorum, ancak siz diyorsunuz ki, ‘Falan adam geliyor.’, ben hayret ediyorum ki ne biliyorlar?”

Adam meclise gelip selam verecektir ki, kör adam da onun sesinden, geldiğini anlasın.

İşte insan ruhuna konulan, sıfatlar, duygular, hissiyatlar da böyledir. Bunlar olmasa, onlara taalluk eden birçok hakikat insan için gizli kalır, bilinemezdi.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 4.705
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...