Block title
Block content

"Nur, nar göründüğü gibi, bazan şiddet-i belâgat dahi mübalâğa görünür." ifadesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İslami ilimler içinde siyak ve sibak (Bir konunun öncesi ve sonrası anlamında) denilen bir ilim vardır. Bu ilim, bir cümle ya da paragrafın anlaşılmasında çok büyük önem taşır. Bu ilmin özü şudur; bir metni ya da cümleyi  anlamaya çalışırken, metnin ve cümlenin konu bütünlüğüne dikkat ile bakmak gerekir. Yani cümle ve metnin öncesinden sonrasına doğru giderek, konu akışından cümle ve metni çözümlemektir. Bu metot, cümleyi anlama hususunda çok önemli bir kaidedir.

"Kim bir cana kıymamış veya yeryüzünde fesat çıkarmamış birisini öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de birisini diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur."(Mâide, 5/32)

Bu ayet görünüş itibari ile abartılı gibi duruyor. Ama ayetin derinliğine inildiği zaman muazzam ve mükemmel bir belagat yapıldığı anlaşılıyor. İşte Üstat bu ayette inceden inceye verilen beliğ mesajları tahlil ile gün yüzüne çıkarıyor. Bu tahlili yaparken de belağata dair bir prensibi hatırlatıyor.

Nur ile nar tabiat itibari ile biribirlerine benzerler. Uzaktan ve dikkatsiz bakanlar bazen nur ile narı biribirine karıştırıyor. Ama yakından ve dikkatlice bakanlar, nur ile narı biribirinden ayırır. Aynen bunun gibi, bazen şiddet-i belagat ile mübalağa dikkatsiz nazarlarda bir birlerine karıştırılır. Şiddetli belagat, ince ve anlaşılması zor bir meseleyi, anlaşılması kolay, ama bir o kadar da mübalağalı bir biçimde akla yaklaştırmak işidir. Aslında mübalağa üslup ve surettedir, onun arkasında duran ince ve latif manada değildir.

İşte Üstat bu ayetin zahirinde görünen mübalağa ile mübalağa arkasında duran hakikatinin bağını ve ilişkisini gösterip, ayetin mübalağa olmadığına işaret ediyor. Derin hakikatler, şiddetli üslup ve suretler ile ancak nazara verilebilir. İşte ayet zahiren mübalağa gibi duruyor, hakikat noktasında ise belagatin zirvesindedir.

Derin hakikatlerden bir tanesi şu şekilde izah ediliyor: 

"Birincisi: Beşerin fıtratındaki istidad-ı isyan ve tehevvür, gayr-ı mahdut olduğunu göstermektir. Hayra olduğu gibi, şerre dahi insanın kabiliyeti nâmütenâhi gibidir. Hodgâmlıkla öyle insan olur ki, heves ve ihtirasına mâni her şeyi, hattâ elinden gelirse dünyayı harap ve nev-i beşeri mahvetmek ister."(1)

Yani insan potansiyel olarak bütün insanlığı öldürecek kadar şerli bir kabiliyete sahiptir. Ayet buna “Kim bir cana kıymamış veya yeryüzünde fesat çıkarmamış birisini öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir.” ibareleri işaret ediyor. Demek ayet mübalağa etmiyor, hakikate işaret ediyor. Demek ayet uzaktan nar gibi dursa da, yakından bakıldığında nur olduğu anlaşılır.

(1) bk. Sünûhat, Kur'an'da Mübâlaga, Mücazefe Yoktur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Sünuhat | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 4010 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...