"O gayet derecede haşmetli ve kuvvetli saltanat-ı sermediye sukut etmesi ve haşrin gelmemesiyle bütün haşmeti kaybolması..." Ne için haşrin gelmemesiyle bu dehşetli ve haşmetli saltanat-ı rububiyet sükut ediyor?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Onuncu Sözde ispatına binaen o rahmet ve hikmet ve inayet ve adalet ve saltanat-ı sermediyenin gayet kat’î istedikleri dâr-ı âhiret ve daire-i haşir ve neşrin açılmamasıyla o nihayetsiz cemâl-i rahmet nihayetsiz bir çirkin merhametsizliğe inkılâp etmesi ve o hadsiz kemâl-i hikmet, hadsiz kusurlu abesiyete ve faidesiz israfata dönmesi ve o gayet şirin inayet, gayet acı ihanetlere değişmesi ve o gayet mizanlı ve hakkaniyetli adalet, gayet şiddetli zulümlere kalb olması ve o gayet derecede haşmetli ve kuvvetli saltanat-ı sermediye sukut etmesi ve haşrin gelmemesiyle bütün haşmeti kaybolması ve kemâlât-ı rububiyeti acz ve kusur ile lekedar olması, hiçbir cihet-i imkânı yok, hiçbir akıl ihtimal vermez, yüz muhal içinde birden bulunur, dâire-i imkân haricinde bâtıl ve mümtenidir."(1)

Haşa ve kella; Allah kim oluyor, öyle birisi yok, Allah beni cezalandırsın da görelim, Allah haddine mi de beni cezalandırsın, Allah yalancıdır, Allah vadettiği şeyi yapabilecek bir kudrette değildir, ben Allah’ı takmam vesaire gibi lakırtılar kafirlerin özetle söylediği sözlerdir.

Bütün bu alaycı ve inkarcı sözler Allah’ın sonsuz haysiyetine, şerefine yapılmış edepsiz ve çirkin saldırılardır. Sonsuz rububiyet sahibi olan bir Allah’ın bu sözler karşısında sukut etmesi ise bir acizlik ve çaresizlik işareti olur. Şayet Allah ahireti, sonsuz cennet ve cehennemi yaratmaz, insanları da hesaba çekmez ise, o zaman bu kafirlerin Allah’a olan hakaretleri karşılıksız kalmış olacak. Bu ise sonsuz izzet ve azamet sahibi olan Allah açısından imkansız bir durumdur.

Zavallı bir insan bile haysiyetine dokunulduğunda haysiyetine dokunana ceza vermek için hiddetlenirken, Allah’ın sonsuz azamet ve haysiyetine dokunan bu küfür sözleri cezasız ve karşılıksız bırakması asla mümkün değildir.

“Kendisini yapayalnız yarattığım şu adamı bana bırak. Ben ona hesapsız mal verdim. Hem gözü önünde duran oğullar verdim. Sonra da tama eder ki daha artırayım. Hayır! Çünkü o bizim âyetlerimize karşı alabildiğine inatçı kesildi. Ben de onu pek zorlu bir azaba süreceğim. Çünkü o düşündü, ölçtü, biçti. Kahrolası nasıl da ölçtü, biçti. Sonra kahrolası nasıl da ölçtü biçti. Sonra baktı. Sonra kaşını çattı, suratını astı. Sonra ardına döndü ve büyüklük tasladı da, ‘Bu’ dedi, ‘Başka şey değil, eskilerce öğretilen sihirdir. Bu beşer sözünden başka bir şey değildir.’ Onu Ben cehenneme sürükleyip atacağım. Cehennem nedir, sen bilir misin? O ne yaşatır, ne de ölüme terk eder. O, insana susamıştır. Üzerinde on dokuz vardır.” (Müddessir, 74/11-30)

Bu âyeti işittiğinde Ebû Cehil Cehennemi on dokuz adam bekliyor sanmış ve alay etmişti. Yanındakilere demişti ki: “Anaları ağlayasıcalar! Muhammed’i işitiyorum da size cehennem bekçilerinin on dokuz olduğunu haber veriyor. Sizler ise demir pehlivanlarsınız! Sizin her onunuz onlardan bir adamı yakalamaktan aciz misiniz? Ne duruyorsunuz?”

Ebu’l-Eşedd ibn-i Üseyd İbn-i Kelede çok kuvvetli, yırtıcı, vahşî ve korkunç bir adamdı.

“Ben onlardan on yedisinin hakkından gelirim! Siz de ikisinin hakkından geliverin de bu işi bitirelim!” dedi.

İşte müşriklerin bu konuşmaları üzerine 31. âyet nazil oldu. Ayet, o on dokuzu açıklar mahiyettedir. Ayete göre on dokuz bekçi adam değil, meleklerden, yani güç yetirilemez zebanilerdendir. Âyet şöyledir:

“Biz, cehennemin görevlilerini meleklerden kıldık. Onların sayısını, inkâr edenler için bir imtihan vesilesi yaptık ki kendilerine kitap verilenler kesin olarak bilsinler, iman edenlerin imanı artsın, kendilerine kitap verilenler ve mü’minler şüpheye düşmesin, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ile kâfirler, ‘Allah, örnek olarak bununla neyi anlatmak istedi?’ desinler.” (Müddessir, 74/31)

Kafirlerin bu sonsuz cinayet ve küfürlerine ancak sonsuz bir cehennem karşılık gelebilir. Bu yüzden haşir ve hesap günü ilahi saltanatın ve rububiyetin bir gereği oluyor. Şayet haşir olmasa, sonsuz cehennem yaratılmasa, kafirin o alaycı inkarları yanına kâr kalacak.

(1) bk. Şualar On Birinci Şuâ Yedinci Mes'ele.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...