"Öyle ihâtalı ve azametli bir hafîziyet hükmeder ki, zîhayat her şeyin ve her hâdisenin çok sûretlerini ve gördüğü fıtrî vazifesinin defterini..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu paragrafta; Allah’ın Hafiz isminin kâinattaki tecellisi ve ahirete olan işaret ve beşareti izah ediliyor.

Tohum, çekirdek ve hafıza gibi varlıkların ortaya koyduğu "saklama ve koruma" fiili; Hafîz ismine, bu isim de âhirete işaret ediyor.

Dünya hayatında bütün bitki ve hayvanların her şeyini basit tohum ve çekirdeklerinde muhafaza eden Hafiz ismi, kâinatın halifesi ve ebede namzet olan insanın amellerini de elbette muhafaza ve kayıt altına alacaktır. Nitekim kayıt altına aldığına dair kâinatta çok emareler vardır, mesela insan hafızası bunun en bariz bir misalidir.

Şu kâinat Allah’ın kudretine ayna olduğu ve onu gösterdiği gibi Levh-i Mahfuz da O’nun ilmine ve hafîziyetine aynadır. Kâinatı yaratmak Allah’a mahsus bir mu’cize olduğu gibi, onda cereyan eden ve edecek her şeyi kaydetmek de O’nun ayrı bir mu’cizesidir.

Bu büyük mu’cizenin küçük misalleriyle yeryüzündeki mahlûklar adeta dolup taşmaktadır. Bir meyve ağacının plan ve programını bütün çekirdeklerine yerleştirmek, hayretle tefekkür edilmesi gereken büyük bir hâdisedir. Aynı şekilde bütün kuşların ve balıkların planları yumurtalarında yazılmakta, insanlar ve diğer birçok canlıların nutfeleri de onlardan çıkacak mahlûkun bütün hususiyetlerini şifre olarak taşımaktadır.

İnsanın, diğer canlılardan ayrılan, çok mühim bir yanı vardır. Onun beden yapısı nutfede mücmel olarak yazılmakla birlikte, cüz’î iradesini hayır veya şerde kullanarak işlediği ameller de Levh-i Mahfuz'un en güzel misali olan hafızasında kaydedilir.

Nutfeler neslin devamına hizmet ettikleri gibi, hâfızalar da mahşer meydanındaki büyük muhasebede birer senet olacaklardır. İnsan son nefesine kadar iyi veya kötü işler yapabilmektedir. Bu hal gösteriyor ki, hafıza ölüm ötesi içindir.

Levh-i Mahfuz'a, “bütün tohumlar, çekirdekler, nutfeler” ayna olmakla birlikte, bu konuda da en güzel misal “ahsen-i takvimde” yaratılan insanın hafızasıdır. Hafızada her şey kaydedilir, fakat bizim yazı ile kaydetmemiz gibi değil.

Nur Külliyatı'nda mahlûkatın kalem-i kudretle yazıldığı çokça zikredilir. Burada kudretin icraatı kalemle yazmaya benzetilmiştir. Mahlûkat Allah’ın bir sıfatı olan ‘kudret’le yazıldığı gibi, onların bütün halleri ve işleri de diğer bir İlâhî sıfat olan ‘ilim’ ile bilinmekte ve kaydedilmektedir.

Muhafaza ise ancak muhasebe için yapılır. Yani Allah, insanların amellerini ve fiillerini hesap ve muhasebe için kayıt altına alıyor. Hesap ve muhasebe ise mükâfat ve mücazat için yapılır ki; en büyük ve daimî mükâfat ve ceza yeri de cennet ve cehennemdir. Öyle ise kâinattaki Hafiz isminin tecellilerinin hepsi; haşre ve ahirete işaret ve beşaret ediyor demektir.

İnsan bu dünyada, iman, marifet ve ubudiyetle terakki ve tasaffi eder; cennete layık bir kıymet alır. İmtihan ve mücadele yolu ile nüve şeklinde olan kabiliyetlerini ağaç şekline çevirir ve ebedî saadete nail olur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...