“O mahluklar dahi, ins ve cin gibi, şu saray-ı âlemin seyircileri ve şu kâinat kitabının mütalaacıları ve şu saltanat-ı rububiyetin tellallarıdırlar. Külli ve umumi ubudiyetleri ile kâinatın büyük ve külli mevcudatın tesbihatlarını temsil ediyorlar.”İzah?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu ifadelerle şu kâinatın üç mühim ciheti nazara veriliyor:

1. Seyrine doyum olmaz güzel bir saray…

2. Her şeyi ilim ve hikmet dolu bir kitap...

3. Her mahluku ilahi terbiyeden geçen ve Allah’ın rububiyetini hadsiz dillerle ilan eden bir tellal...

İşte o güzellikleri seyretmek, o manalara vakıf olmak ve o tellallara kulak vererek hayran olmak şerefi üç grup mahluka ihsan edilmiştir: İnsanlar, cinler ve melekler.

Tellal kelimesini iki şekilde anlayabiliriz. Birisi hâl diliyle ilan... Süleymaniye Camii, kendisini seyreden herkese Sinan’ın büyük bir mimar olduğunu durmadan ilan etmektedir. Çiçeklerden yıldızlara kadar her ilahi sanat eseri de hâl diliyle bu ilanatı yapmaktadır.

Diğeri ise, doğrudan konuşarak ilan etmek. Kâinatı tefekkür eden ilim ve irfan sahipleri; ondaki ince manaları sözlü veya yazılı olarak ilan ediyor, ders veriyorlar. Benzer bir hâl, cinler ve melekler âleminde de gerçekleşmiş olabilir. Nitekim Cin suresinin başında; Kur’ânı dinleyen cinlerin, başka cinlere bunu hayretle anlattıkları beyan edilmektedir. Kâinat kitabını okuyup hayran olan cinlerin ve meleklerin de aynı şekilde; bu hayretlerini dile getirmeleri ve arkadaşlarına anlatmaları mümkündür.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...