Block title
Block content

"O zevk için ona girenler, ondan çıkmak istemiyorlar; hodgâmlıkla, en yüksek mertebe zannediyorlar." Vahdet-i Vücud dairesindeki evliyaya “hodkâm” denilmesi uygun mu, izah eder misiniz?

 
Soru Açıklaması:

Demek, en âlî bir meşrep değil. Belki yüksek fakat nâkıs. Çok ehemmiyetli fakat çok hatarlı. Çok ağır fakat çok zevklidir. O zevk için ona girenler, ondan çıkmak istemiyorlar, hodgâmlık ile en yüksek mertebe zannediyorlar. (Mektubat, Risale-i Nur) Burada vahdetul vucud diyen evliyalardan bahsediyor. EVLIYANIN HODGAM OLMASI NASIL OLUYOR?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hodkâm" kelime olarak, yalnızca kendini dert edinen, bencil, sadece kendini düşünen, kendi gamını çeken, diğerkâm olmayan ve kendini beğenmiş gibi anlamlara geliyor. Bu tarz bir hodkâmlık nefis ve hevasının esiri, imanı ya yok ya da çok zayıf kimselerin hodkâmlığıdır. Vahdet-i vücut dairesine girmiş evliyalar bundan münezzehtir.

“O zevk için ona girenler, ondan çıkmak istemiyorlar, hodgâmlık ile en yüksek mertebe zannediyorlar.” ifadesindeki hodkâmlık kelime anlamı ile değil içine girmiş olduğu meşrebin vermiş olduğu cezbe ve sekir (manevi sarhoşluk demek) halinin başka hiçbir şeyi göstermeme halidir.

Şöyle düşünelim, güzel ve ışıklı bir odaya giren birisi odanın cezbesine kapılıp "Ben başka bir ışık göremiyorum, en parlak ve en şaşalı ışık budur, bundan daha iyisi olamaz." dese, bu bir çeşit hodkâmca bakış oluyor. Ama bakış sahibi o an için cezbe ve geçici sarhoşluk halinde olduğu için, o halinden mazur sayılıyor. Yani kişinin kendisi hodkâm değil, ama içinde bulunduğu cezbe hâli hodkâmca bir hâldir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Dokuzuncu Kısım | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 90 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...