"Mehdi vazifesinin hususiyeti bulunduğu ve Kutb-u Âzama has bir nisbeti göründüğü ve Hazret-i Hızır'ın bir münasebet-i hassası olduğu..." Mehdi Hızır ile görüşüp, ders almış mı?
Değerli Kardeşimiz;
"Makamât-ı evliyadan bazı makamlarda Mehdî vazifesinin hususiyeti bulunduğu ve Kutb-u Âzama has bir nisbeti göründüğü ve Hazret-i Hızır'ın bir münasebet-i hassası olduğu gibi, bazı meşâhirle münasebettar bazı makamat var. Hatta o makamlara Makam-ı Hızır, Makam-ı Üveys, Makam-ı Mehdiyet tabir edilir." (Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Dokuzuncu Kısım.)
Evliyalık makamları içinde bazı makamlar var ki, bu makamda hem mehdilik vazifesinin bazı hususiyetleri hem Kutb-u Azama yakın parlak bir mevki hem de Hz. Hızır (as) ile görüşüp ondan ders alma gibi meziyetler bulunuyor. Üstad'ımızın da ifade ettiği gibi bu makama; “Makam-ı Hızır, Makam-ı Üveys, Makam-ı Mehdiyet” deniliyor.
Bu makama çıkmış bir veli yanlışlıkla mehdi olarak telakki edilebiliyor. Tarihte birçok büyük evliyanın mehdi telakki edilmesi de bu yüzdendir. Ama aslında o kişi ne Kutb-u Âzamdır ne de mehdidir.
Böyle bir durumun tehlikelerini ve zararlarını Üstad'ımız bu bahsin devamında şu şekilde izah ediyor:
"İşte bu sırra binaen, o makama ve o makamın cüz'î bir nümunesine veya bir gölgesine girenler, kendilerini o makamla has münasebettar meşhur zatlar zannediyorlar. Kendini Hızır telakki eder veya Mehdî itikad eder veya kutb-u azam tahayyül eder."
"Eğer hubb-u caha talip enaniyeti yoksa, o halde mahkûm olmaz. Onun haddinden fazla davaları şatahat sayılır; onunla belki mesul olmaz. Eğer enâniyeti perde ardında hubb-u caha müteveccih ise, o zat enâniyete mağlûp olup, şükrü bırakıp fahre girse, fahirden git gide gurura sukut eder. Ya divanelik derecesine sukut eder veyahut tarik-i haktan sapar." (bk. age., ay.)
Yani nefis ve enaniyetini tam ıslah edemeyen birisi için bu telakki, bu makam büyük bir tehlike arz ediyor. Ama nefsini ıslah etmiş, niyeti insanların teveccühünü kazanmak ve iltifatını celb etmek olmayan birisi için, bu telakki bir şatahat yani manevi bir hata manevi bir sarhoşluk hâli olabilir ve telakkisinden dolayı mesul olmaz.
Hz. Mehdi bu makamlardan daha yüksek ve daha parlak bir makama sahip olduğu için, Hz. Hızır (as) ile görüşmesi ve ondan ders alması gayet makul ve kuvvetle muhtemeldir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Pekiya bu insarları nasıl anlayacağız.Hangisinin gerçekten evliya olduğu ve normal insanlarla nasıl ayırt edilir
İstikamet dairesinde yaşayan harikulade insanlara veli nazarı ile bakabiliriz.