"Öyle muntazam bir nesir ve mensur bir nazımdır ki, hem âli, hem tatlıdır." cümlesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Kur’ân-ı Hakîmin her tabakaya karşı bir nevi i’câzı vardır ve bir tarzda i’câzının vücudunu ihsas eder. Meselâ, ehl-i belâğat ve fesâhat tabakasına karşı, harikulâde belâğattaki i’câzını gösterir. Ve ehl-i şiir ve hitabet tabakasına karşı garip, güzel, yüksek üslûb-u bedîin i’câzını gösterir. O üslûp herkesin hoşuna gittiği halde, kimse taklit edemiyor. Mürur-u zaman o üslûbu ihtiyarlatmıyor; daima genç ve tazedir. Öyle muntazam bir nesir ve mensur bir nazımdır ki, hem âli, hem tatlıdır."(1)

"Öyle muntazam bir nesir ve mensur bir nazımdır ki, hem âli, hem tatlıdır." Bu ifade, Kur'an üslubunun beşer tarafından bilinmeyen bir üslup ile yazılmasından dolayı böyle kullanılmıştır.

Çünkü Kur'an nesir ile şiirden faklıdır ve insanlık tarafından bilinmeyen bir üslubtur. Binaenaleyh Kur'an üslubundan bahsederken, herkesin aşina olduğu bir ifade ile beyan edilmesi gerekir ki, Üstadımızın maksadı da budur. Yoksa Kur'an ne nesirdir ne de şiir.

Yani "Kur'an mükemmel bir nesirdir." denildiğinde, Kur'an mükemmel ve benzersiz bir üsluba sahiptir, denilmek isteniyor. Çünkü Kur'an üslubu nesir ve şiir gibi insanlar tarafından bilinmiyor ki hususî bir ifade ile belirtilsin.

(1) bk. Mektubat, On Dokuzuncu Mektup, On Sekizinci İşaret.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...