"Risale-i Nur, İslamiyet'in gayet keskin ve elmas bir kılıcıdır." Ne demektir?
Değerli Kardeşimiz;
"Risale-i Nur, İslâmiyetin gayet keskin ve elmas bir kılıcıdır. Bu hakikatlara bir delil ise, Bediüzzaman’ın zâlim hükümdarlara ve kumandanlara, ölümü istihkâr ederek, hakikatı pervasızca tebliğ etmesi ve dünyayı saran dinsizlik kuvvetine mukabil hakaik-ı Kur’âniye ve imâniyeyi, kendini fedâ ederek, istibdadın en koyu devrinde neşretmesi ve bu kudsî hakikata cansiperâne hizmet etmesidir." (Sözler, Konferans)
Risale-i Nur Külliyatının müteaddit yerlerinde geçen bu ifade veya mana, eserin temel metodolojisini, fikri gücünü ve hitap ettiği asırdaki manevi vazifesini çok net bir teşbihle ortaya koyar. Buradaki "keskin ve elmas kılıç" tabirini ve taşıdığı manayı şu başlıklar altında anlayabiliriz:
1. Maddi Değil, Manevi ve İlmi Bir Cihad kılıcı
İslamiyet tarihinde kılıç, fütuhatın ve müdafaanın sembolü olmuştur. Ancak içinde bulunduğumuz ve Bediüzzaman’ın medeniyet ve fen asrı olarak adlandırdığı bu dönemde, cihadın şekli değişmiştir. Said Nursi’nin "Bizim düşmanımız cehalet, zaruret, ihtilaftır; bu üç düşmana karşı sanat, marifet, ittifak silahıyla cihad edeceğiz." prensibi gereği, buradaki kılıç manevi bir kılıçtır. Risale-i Nur, maddi silahlara başvurmadan, tamamen ilimle, teshir edici delillerle ve ikna metoduyla fikir meydanında cihad eder.
2. Neden "Elmas"? (Kırılmazlık ve Parlaklık)
Kılıcın elmas olarak nitelendirilmesi iki mühim hakikate işaret eder:
Kırılmazlık ve Sarsılmazlık: Elmas, tabiattaki en sert maddelerden biridir; keser ama kendisi kırılmaz. Risale-i Nur’un dayandığı burhanlar, Kur'an-ı Kerim’in sarsılmaz hakikatleri olduğu için, en katı dinsizlik ve felsefe akımları karşısında bile kırılmaz, mağlup edilemez bir mantık örgüsüne sahiptir.
Şeffaflık ve Parlaklık: Elmas ışığı yansıtır. Eserler de kendi şahsi fikirlerini değil, Kur'an’ın nurunu ve hakikatini şeffaf bir şekilde asrın insanına yansıttığı için elmas vasfını alır.
3. "Gayet Keskin" Olması (Şüpheleri Kökünden Kesip Atması)
Risale-i Nur’un en büyük özelliği, batıl fikirleri veya iman aleyhindeki şüpheleri sadece yüzeysel olarak geçiştirmemesi; tam aksine, o şüphelerin temel dayanaklarını (tabiatçılık, tesadüf gibi fikirleri) mantık, akıl ve müşahede dairesinde kökünden kesip atmasıdır. En derin felsefi meseleleri, herkesin anlayabileceği temsillerle basite indirgeyerek şüphe perdelerini yırtar.
Özetle; Risale-i Nur’un İslamiyet'in gayet keskin ve elmas bir kılıcı olması; onun bu asırda dine, imana ve mukaddesata yönelen fikri taarruzları akıl, bilim ve kalp ittifakıyla kesin olarak mağlup eden, eğilmez ve bükülmez bir manevi burhan gücüne sahip olduğu anlamına gelmektedir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü