"Risale-i Nur’un mu’cizane mukavemeti ve satveti ve kıymeti tezayüt ediyor. Dalaletin temel taşı ve nokta-i istinadı olan tabiat tağutunu dağıtıp..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Risale-i Nur’un mu’cizâne mukavemeti ve satveti ve kıymeti tezayüt ediyor. Dalâletin temel taşı ve nokta-i istinadı olan tabiat tâğutunu dağıtıp, Kur’ân elinde bir elmas kılıç olarak her tarafta nurları saçar, zulümatı dağıtır." (Kastamonu Lâhikası, 29. Mektup)

Bu muazzam vecize, Risale-i Nur’un materyalist ve ateist felsefeye karşı verdiği fikrî mücadelenin en zirve noktasını özetler. Bedîüzzaman hazretleri, bu ifadelerle inançsızlığın bu asırdaki en büyük dayanak noktasını deşifre etmekte ve Risale-i Nur’un bu dayanağı nasıl kökünden sarstığını ilan etmektedir. Metnin satır aralarındaki derin hakikatleri şu şekilde analiz edebiliriz:

1. "Mu'cizâne Mukavemet, Satvet ve Kıymetin Tezayüt Etmesi"

Mukavemet (Direnç): Risale-i Nur ve talebeleri, yazıldığı dönemde devlet gücünü arkasına almış yoğun baskılara, hapis ve sürgünlere maruz kalmıştır. Buna rağmen sönmemiş, aksine mu'cizâne bir direnç göstermiştir.

Satvet (Güç / Ezici Kuvvet) ve Tezayüt (Artma): Engelleme çabaları ters tepmiş; eserlerin fikrî gücü ve kıymeti zaman geçtikçe daha da parlamış, tesir alanı sürekli genişlemiştir.

2. "Dalâletin Temel Taşı ve Nokta-i İstinadı: Tabiat Tâğutu"

Bu cümle, asrın manevi hastalığının en net teşhisidir.

Nokta-i İstinad (Dayanak Noktası): İnkârcı düşünce (dalâlet), bu asırda gücünü sığ bir cehaletten değil; bilimi alet ederek her şeyi "doğaya, tesadüfe ve sebeplere" bağlayan determinist felsefeden alır.

Tabiat Tâğutu: İslam literatüründe Allah'ın otoritesine kafa tutan, ilahlık taslayan her şeye tâğut denir. Materyalist felsefe de yaratıcıyı inkâr edip ilahi sıfatları kör, sağır ve cansız olan tabiata verdiği için, Bedîüzzaman Hazretleri tabiat kavramını bu asrın en büyük tâğutu (putu) olarak ilan eder. İnançsızlığın temel taşı tam olarak budur.

3. "Tabiat Tâğutunu Dağıtmak"

Risale-i Nur (özellikle Külliyat'ta yer alan Tabiat Risalesi gibi şaheserlerle), tabiatın bir yaratıcı değil, ancak ilahi bir sanat eseri, bir defter veya kanunlar silsilesi olabileceğini aklen ispat eder. Sebeplerin kendi kendine bir şey yaratamayacağını, en küçük bir sineğin dahi tesadüfen var olamayacağını matematiksel ve mantıksal bir kesinlikle ortaya koyarak o putu parça parça eder. Dayanak noktası yıkılan dalâlet binası ise kendiliğinden çöker.

4. "Kur'ân Elinde Bir Elmas Kılıç Olmak"

Risale-i Nur, gücünü kendi felsefesinden değil, doğrudan Kur'an'dan alır. Bu yüzden o, beşeri ve kırılgan bir kılıç değil; keskinliğiyle her türlü şüpheyi anında kesip atan, parlaklığıyla göz kamaştıran bir elmas kılıçtır. Görevi, cehalet ve inkârdan kaynaklanan karanlıkları, Kur'an'ın hakikat ışığı ve nurlarıyla her taraftan dağıtmaktır.

Özetle bu vecize; Risale-i Nur’un sıradan bir nasihat kitabı olmadığını, inançsızlık fikrinin şah damarı olan tabiatçılık fikrini ilmen ve aklen felç eden, Kur’anî bir fetih silahı olduğunu ilan etmektedir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 35
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...