Block title
Block content

"Risale-i Nur'a intisab eden zâtın en ehemmiyetli vazifesi, onu yazmak veya yazdırmaktır..." Üstad'ın "Yazı Mektubu" olmasına rağmen, neden milyonlarca talebe risale yazmıyor, bu mektup neden Latince risalede geçmiyor?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Latince olarak yazılan dört ayrı külliyat'a baktık ve hepsinde de iddianın aksine olarak ilgili mektubun var olduğunu gördük. Aynen aşağıya alınmıştır.

Yazmak bir ibadet ise, yazan sevabını kazanır ve başkasının da yazmasını temenni eder, dua eder. Ancak yazmıyorlar diye hiç kimseyi ne kınamaya ve ne de zorlamaya hakkı olmasa gerektir. Zira ibâdetin icabı budur. Mesela teheccüd namazı da bir ibadettir. Bunu kılanlar, kılmayanlar da kılsın diye dua eder. Ama kılmayanları teşhir eder gibi, bu işi bir meslek haline getirip kılmayanları tahkir edemez.

Bir Nur talebesinin Osmanlıca yazıp okuması daha güzeldir. Ancak mümkün değil ise Latince okumasını da yasaklamak ne kadar doğru olabilir. Herkes hizmetin bir tarafından tutmuş gitmektedir. Rabbimiz, ihlas ve mâhviyet nasip eylesin diye herkese dua etmekle mükellefiz. Herkesin kusuru kendisine aittir. Kusurlara yaklaşırken, "Mü'min, kardeşini sever ve sevmeli. Fakat fenalığı için yalnız acır. Tahakkümle değil, belki lütufla ıslâhına çalışır." fehvasınca hareket etmelidir, diye düşünüyoruz.

"Birincisi: Risale-i Nur'a intisap eden Zâtın en ehemmiyetli vazifesi, onu yazmak ve yazdırmaktır ve intişârına yardım etmektir. Onu yazan veya yazdıran, 'Risale-i Nur talebesi' ünvanını alır. Ve o ünvan altında, her yirmi dört saatte benim lisânımla belki yüz defa, bazan daha ziyâde hayırlı dualarımda ve mânevi kazançlarımda hissedar olmakla beraber, benim gibi dua eden kıymettar binler kardeşlerin ve Risale-i Nur talebelerinin dualarına ve kazançlarına dahi hissedar olur. Hem, dört vecihle dört nevi ibâdet-i makbûle hükmünde bulunan kitâbetinde, hem imanını kuvvetlendirmek, hem başkalarının imanlarını tehlikeden kurtarmasına çalışmak, hem hâdisin hükmüyle, bir saat tefekkür bazan bir sene kadar bir ibadet hükmüne geçen tefekkür-ü imanîyi elde etmek ve ettirmek, hem hüsn-ü hattı olmayan ve vaziyeti çok ağır bulunan Üstadına yardım etmekle hasenâtına iştirâk etmek gibi çok faydaları elde edebilir. Ben kasemle temin ederim ki, bir küçük risaleyi kendine bilerek yazan adam, bana büyük bir hediye hükmüne geçer, belki her bir sayfası bir okka şeker kadar beni memnun eder."(1)

(1) bk. Kastamonu Lâhikası, (18. Mektup).

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

bilal1332
Bir Nur talebesinin Osmanlıca yazıp okuması daha güzeldir. Ancak mümkün değil ise Latince okumasını da yasaklamak ne kadar doğru olabilir. Herkes hizmetin bir tarafından tutmuş gitmektedir. Rabbimiz, ihlas ve mâhviyet nasip eylesin diye herkese dua etmekle mükellefiz. Herkesin kusuru kendisine aittir. Kusurlara yaklaşırken, "Mü'min, kardeşini sever ve sevmeli. Fakat fenalığı için yalnız acır. Tahakkümle değil, belki lütufla ıslâhına çalışır." fehvasınca hareket etmelidir, diye düşünüyoruz. O zaman yeni nesil gençleri sadeleştirme istemekte haklılar. yok anlaşılmıyor, yok o yazı eskide kaldı .
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...