"Meyvedar bir ağaca inkılap etmek için kabuğunu terk eden bir çekirdek gibi, ben de o baki meyveleri vermek için bu beka-i dünyevinin kabuğunu bırakmaya nefsimi kandırdım..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Meyvedar bir ağaca inkılap etmek için kabuğunu terk eden bir çekirdek gibi, ben de o bâki meyveleri vermek için bu beka-i dünyevînin kabuğunu bırakmaya nefsimi kandırdım. Nefsimle beraber حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ 'Onun bekası bize yeter' dedim."

Çekirdeğin içindeki meyveli ağacın ağaç olabilmesi, çekirdeğin toprak altında kimyevi bir işlemden geçerek çürümesi ve kırılması ile mümkün olabiliyor. Çekirdeğin kabuğu toprak altında çürüyüp çatlamadan ağaç filize dönüşemiyor.

Aynı şekilde insanın manevi güzelliklerinin yeşerebilmesi, manen terakki ve tekemmül edebilmesi için nefsani arzularına gem vurması, heves ve isteklerine set çekip maddi ve nefsani kabuğunu kırması gerekiyor. Hem nefsin arzularına uyup hem de manen terakki edilemez.

Üstadımız da hem kendi manevi kabiliyetlerinin inkişaf edebilmesi hem de insanlığa kurtarıcı vazifesini görecek olan Risale-i Nur'un teşekkül edebilmesi için, çekirdeğe benzeyen nefsini ve hevasını terbiye ve terk etmesi gerekiyordu.

Nefis terk edilmeden manevi kemale erişilemez. Manevi kemale erişmeden de manevi meyveler (Risale-i Nur'a işaret) toplanamaz. Nefis burada çekirdek, Risale-i Nurlar da meyveli ağaç oluyor. Çekirdek nasıl kabuğunu kırmadan meyveli ağaca dönüşemiyor ise, nefis ve heva terk edilmeden de manevi kemale erişilemiyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

erhangul01

Allah razı olsun

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...