Risalelerde çok mühim sorulara cevaplar var. Bu cevapların doğru ve güvenilir olduğunu nasıl bileceğiz? Mantığımızı mı kullanacağız?
Değerli Kardeşimiz;
Fikirleri ve yorumları manalı ve doğru kılan şey, mihenge uygun olmasıdır. Mihenk ise şeriat ve İslam’dır. Yani İslam’a uygun olan her fikir ve yorum insanların istifade ve faydalanmasına açıktır. Kur’an ve sünnet insanların akıl ve kalplerini işletmek ve hakka sevk etmek için gönderilmiştir. Bir Müslüman’ın tereddüt ve endişesini ancak şeriatın ölçüleri giderebilir. Şayet Üstad Hazretlerinin ifadelerinde ters bir şey varsa ve bu şeriat ile çelişiyor ise, o husus kabul edilmez, sahibine iade edilir.
Kur’an ayetlerinden yüzlercesi "Akıl etmez misiniz?" "Düşünmez misiniz?" diye, insanları tefekkür ve düşünmeye emrediyor. Tabi doğru düşünce ve tefekkürün çerçeve ve usulünü de insanlara talim ettiriyor. Zaten Kur’an bir anahtar, bir levhadır, insanın aklını açıp hakka tevcih ettirir. Aynı şekilde Kur’an üzerine yazılan binlerce tefsir ve kitaplar da Kur’an anahtarını açmak ve onları avam insanların seviyesine indirmek için mühim ipuçları ve rehberlerdir.
İpuçları ve rehber konumunda olan tefsirlerin mutlak ve tartışmasız kontrol edicisi Kur’an, sünnet ve ümmetin kolektif aklı olan icmadır. Şayet tefsirler içinde bu üç kaynakla ters düşen bir şey varsa, o şeriatça batıldır, kabulü dalalettir. Bugüne kadar Risale-i Nurların bu üç kaynak ile ters düşen bir fikrini duymadık ve görmedik. Şayet gören ve duyan varsa, belge ve vesikaları ile izah ve ispat etmekle mükelleftir.
Biz Risale-i Nurların hatasız ve Ehl-i Sünnete uygun olduğunu tahkik ile anlıyoruz. Yoksa "Said Nursi yanılmazdır, ondan hata sudur etmez" ön kabulü ile hareket etmiyoruz. Şayet tahkik neticesinde bir hata olduğu gösterilirse o zaman üstünde düşünüp değerlendirilir. Yani Risale-i Nurlarda yazılmış olan hakikatlerin mihenk ve mizanı bizim mantığımız değil, şeriattır. Mantık ikinci planda kalır.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü