Risalelerde, "Ehl-i dünyanın evhamını tahrik edecek işlerde bulunmamak" tavsiye ediliyor. Bu işler nelerdir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Ehl-i dünyanın evhamlarını nelerin tahrik edeceğini birkaç madde hâlinde özetlemeye çalışalım:

Birincisi, siyasete bulaşarak onları menfaatlerine zarar geleceği endişesine düşürmemek ve zihinlerini bulandırmamaktır. Risale-i Nur mesleği tamamen iman ve ahlak hareketidir. Bu harekette, emniyet ve asayiş çok mühimdir. Zira insanların imanını kurtarmak, kuvvetlendirmek ve ahlakını düzeltebilmek için, onlarla sağlıklı ve huzurlu bir ortamda buluşmak lazımdır. Bunun en güzel yolu da siyaseti dershaneye sokmamaktır.

İkincisi, Risale-i Nur mesleğinde asayiş, emniyet ve insanların zarar görmemesi temel bir esastır. Öyle ise asayişi ve emniyeti ihlal eden aşırılıklardan imtina etmeliyiz ki, ehl-i dünya evhama kapılıp "Bunların derdi iman ve ahlak değil, anarşidir." demesinler.

Üçüncüsü, Risale-i Nurların gayesi imandır ve uhrevidir. İman hakikatleri ise hiçbir şeye alet edilemez. Öyle ise dünyevi bazı maksatları hizmetimizin içine sızdırıp "Acaba bunlar ahireti gösterip dünyayı mı talep ediyorlar?" zannına düşürecek işlerden ve fiillerden uzak kalmalıyız.

Bu zamanda en ehemmiyetli vazife, müspet bir şekilde insanlara iman ve Kur’an hakikatlerini telkin etmek; akılları menfi fikirlerden, kalpleri manevi hastalıklardan muhafaza etmektir ki, bu en büyük bir cihat, en ulvi büyük bir hizmettir.

İşte Risale-i Nurlar bu minval üzere gidiyor ve talebelerine de bu yolda büyük bir itina ve titizlik içinde hareket etmeleri gerektiğini telkin ediyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 4.950
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

drerkan
Onun için, kardeşlerime de tavsiye ediyorum ki, ihtiyat etsinler, nâehillerin eline hakikatleri vermesinler. 1 : bk. İbni Mâce, Mukaddime: 17. bu hadisi şerif nedir?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Bahsedilen hadisin metni şu şekildedir ve konu ile dolaylı bir şekilde ilgilidir: “Allah, hakkında hayır dilediği kimseye din hususunda büyük bir anlayış verir. “ Buhârî, İlim 10, Humus 7, İ’tisâm 10; Müslim, İmâre 175, Zekât 98, 100. Ayrıca bk. Tirmizî, İlim 4; İbni Mâce, Mukaddime 17

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Nurun fedaisi

"Onun için, kardeşlerime de tavsiye ediyorum ki, ihtiyat etsinler, nâehillerin eline hakikatleri vermesinler. 1" diye dipnot düşülmüş.. Dipnotta da bk. İbn Mâce, Mukaddime, 17 Yazıyor. Mezkûr hadîs şu; “İlim öğrenmek, her Müslüman üzerine farzdır.” (İbn Mâce, Mukaddime, 17) Hadîsin önü ve sonu var mı? Bu hadîs ile bu cümlenin bağı nedir?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale
  • Hadisin Tamamı ve Kaynak Bilgisi

Öncelikle, tırnak içinde verdiğiniz hadis metni (“İlim öğrenmek, her Müslüman üzerine farzdır.”) İbn Mâce, Mukaddime, 17 numaralı hadisin bir bölümüdür ve genelde bu şekilde meşhur olmuştur. Ancak, hadis kaynaklarında farklı rivayetler ve ek cümleler bulunabilir.

Söz konusu hadis, İbn Mâce'de yer alan şekliyle genellikle şu şekilde geçer: "İlim tahsil etmek, her Müslüman erkek ve kadın üzerine farzdır." Bazı rivayetlerde sadece "her Müslüman" ifadesi de kullanılır. Yani, temelde bu hadis, ilim öğrenmenin dinen ne kadar önemli olduğunu vurgulayan, Müslümanlar için temel bir emir niteliği taşıyan bir hadistir.

  • Alıntı Cümle ile Hadis Arasındaki Bağlantı

Söz Yayıncılık külliyatında geçen "Onun için, kardeşlerime de tavsiye ediyorum ki, ihtiyat etsinler, nâehillerin eline hakikatleri vermesinler." cümlesi ile "İlim öğrenmek, her Müslüman üzerine farzdır." hadisi arasındaki bağlantı, ilim öğrenmenin şekli ve sorumluluğu üzerinedir.

Hadis, ilmin farz olduğunu belirtiyor ve her Müslümanın bu farzı yerine getirmesi gerektiğini söylüyor. Ancak alıntıdaki cümle, bu farzı yerine getirirken "ihtiyatlı" olmayı, yani dikkatli davranmayı ve "hakikatleri nâehillere" (ehil olmayan, liyakatsiz kişilere) teslim etmemeyi tavsiye ediyor. Hadiste ilmin genelliği ve herkese şart olduğu ifade edilirken sanki dipnotta bu sınırlandırılmak isteniyor gibi bir durum ortaya çıkıyor oysa durum öyle değil.

Hadis, ilmin kendisini vurgularken, alıntıdaki cümle ise ilmin kimden alındığına ve kime verildiğine dikkat çekiyor. İlmi sadece bir bilgi yığını olarak değil, aynı zamanda doğru kaynaktan edinilmesi ve yanlış ellere düşmemesi gereken bir emanet olarak görüyor.

İlim öğrenmek her Müslüman için bir görevdir, ancak bu görev yerine getirilirken rastgele hareket edilmemeli, ilmin incelikleri ve hakikatleri, bu işin ehli olmayan, cahil veya art niyetli kişilerin eline verilerek yanlış anlaşılmaların ve zararların önüne geçilmelidir. Bu, hem ilim talebesi hem de ilim sahibi için bir sorumluluktur.

Yani, hadis niçin ilim öğrenmemiz gerektiğini söylerken, alıntı cümle bu ilmin nasıl öğrenilmesi ve korunması gerektiği konusunda bir uyarıda bulunuyor. Birbirini tamamlayan iki farklı mesajı içeriyorlar.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...