Block title
Block content

Said Nursi'ye göre Hz. Âdem'dan bu yana 7000 yıl geçmiş. Ancak günümüz bilgileri bunu doğrulamıyor. Bu konuda ne dersiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Bütün enbiyanın usul-ü dinleri ve esas-ı şeriatları, hülâsa-i kitapları Kur'ân'da bulunduğuna, ehl-i tahkik ve ehl-i hakikat ittifak etmişler. Bu sırra binaen fetret-i mutlakanın zamanı ihraç edildikten sonra, rivayet-i meşhureyle zaman-ı Âdem'den tâ kıyâmete kadar, eyyam-ı şer'iye ile tâbir edilen yedi bin seneden, fetret-i mutlakanın zamanı tarh edildikten sonra altı bin altı yüz altmış altı sene kadar, din-i İslâmın sırrını neşreden hakikat-i Kur'âniye, küre-i arzda ayrı ayrı perdeler altında neşr-i envar edeceğine, âyâtın adedi işaret ediyor demektir."(1)

Peygamberimiz (sas), “Ben insanlığın ikindi vaktinde geldim.” mealinde buyurduğu hadis. Diğer yanda; “Benim ümmetimin ömrü 1500 seneyi pek geçmeyecek.” mealindeki hadis dikkate alarak bakalım. Günün dörtte ya da beşte biri olan ikindiden akşama kadar ki vakti 1500 yıl kabul ettiğimizde, insanlığın ömrünün 6000-7500 yıl arasında olduğu ortaya çıkar. Diğer bir meşhur hadis rivayetinde ise bu açıkça ortaya konmuştur: “Adem’den kıyamete kadar insanlığın ömrü yedi bin senedir.” Görüldüğü gibi bu iki hadis birbirini doğrulamakta ve tamamlamaktadır.(2)

İnsanlığın ömrü, hadislerin ifadesi ile yedi bin yıldır. Yani Hazreti Âdem (as) ile kıyamet arası yedi bin yıl olarak ifade ediliyor. Bu yedi bin yıldan fetret dönemi, yani din ve peygamberin gönderilmediği dönem çıkarıldığı zaman, Kur'an ayetlerin toplam rakamına denk geliyor. Yani Kur'an’da kemalini bulan iman esaslarının yeryüzünde hükmettiği ve hükmedeceği müddet ile Kur'an ayetlerinin toplam rakamı tevafuk ediyor demektir.

Fetret dönemi özellikle Hazreti İsa (as) ile Hazreti Peygamber Efendimiz (asm) arasındaki boşluk için ifade edilir. Bu gibi genel konularda cüzi rakam farklarının pek bir önemi yoktur. Zaten fetret döneminin ne kadar olduğu kati değildir. Belki de fetret dönemi 7000 ile 6666 arası kadardır. Bunu Üstad Hazrteleri tam bir keşif ile ifade ediyor olabilir. Kaldı ki, Hristiyanların inandığı ve esas aldığı milat takvimi de katiyet ifade etmez. Hazreti İsa (as)’in doğumunun zamanı ve ne zaman yaşadığı da ihtilaflı bir konu olduğu için, bilimsel bir veriymiş gibi lanse etmek pekte gerçekçi bir yaklaşım değildir.

Günümüz bilginlerinin bir çoğu Hazreti Âdem (as)’i doğrulamayıp, insanlığın soyunun maymundan geldiğini iddia ediyor. Hal böyle iken, bilimin kati bir şey ifade edemeyeceği dönemler hakkında bilimsel bir ağız kullanmak pek de inandırıcı değildir.

Üstad Hazretlerinin bu çıkarımları da nihayetinde bir yorum ve içtihattır, ama biz ideolojik bilime inanmaktansa İslami bu içtihada inanmayı tercih ederiz.  

Dipnotlar:

(1) bk. Barla Lâhikası, (250. Mektup).
(2) bk. Kenzu’l-Ummal, h.no: 16459; Tezkiretu’l-Mevduat, I/223.; Sahavî, el-Makasıdu’l-hasene (Deylemi’den naklen), I/693, h.no: 1243; Munavî Feyzu’l-Kadir, III/547; h.no: 4278 (Deylemi’den naklen).

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

oylesine
http://www.yeniakit.com.tr/haber/evrimcilerin-cozemedigi-gizem-gobekli-tepe-48211.html göbeklitepe kalıntıları 12.000 yaşında olarak tespit edildi... bu duruma yorumunuz nedir?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Bir zamanlar insanların soyunun maymundan geldiği kesin bir bilimsel veriymiş gibi lanse edilirdi ama şimdilerde bu veri berheva oldu gitti. Bilimde esas olan yanlışlanabilirlik esasıdır.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...