"Şakk-ı sadr" hadisesi kaç kez olmuş ve hikmeti ne olabilir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Şakk-ı sadr hâdisesinin iki defâ vukû bulduğunu bilmekteyiz. Birincisi, Peygamber Efendimiz (asm) küçük yaşta ve Süt annesi Halîme Hâtun'un yanında iken, ikincisi mi'raca çıkarken.

Kur'ân-ı Kerîm'de meâlen şöyle buyuruluyor:

"(Habîbim) göğsünü (kalbini) senin için (açıp da) genişletmedik mi?" (İnşirâh Suresi, 94/1)

Hazret-i Peygamber (asm) süt annesinin yanında bulunduğu zamanlar çocuklarla birlikte iken, Cebrâil aleyhisselâm gelip, onu arkası üstü yatırdı, göğsünü açıp kalbini yardı ve kalbinden bir parça et çıkarıp attı ve şöyle dedi;

"Senin vücudunda şeytânın nasîbi bu idi, çıkarıp attık. Ey Allahu Teâlâ'nın habîbi (sevgilisi), seni vesveseden ve şeytânın hilesinden emîn ettik."

Sonra bir leğen içerisinde zemzem suyu ile kalbini yıkadı ve göğsünü kapatıp ayağa kaldırdı. Bu hâli gören çocuklar koşup durumu Halîme Hâtun'a haber verdiler. Yanına geldiklerinde ayağa kalkmış ve benzi sararmış vaziyette idi. Ashâb-ı kirâmdan Enes bin Mâlik (ra) "Ben Resûlullah'ın göğsünde bu yarılmanın izini gördüm" demiştir.

İkinci Şakk-ı Sadr ise, Mîrâc Gecesi vukû bulmuştur. Bu gece, Cebrâil aleyhisselâm gelip Resûlullah (asm)'ın mübârek göğsünü yardı. Zemzem suyu ile yıkadıktan sonra, içi hikmet ve îmân dolu altın bir leğen getirdi. Resûlullah (asm)'ın mübârek kalbine boşalttı ve göğsünü kapattı. Peygamber Efendimiz (asm) hadîs-i şerîfte şöyle buyurdu:

"Cebrâil gelip göğsümü yardı. Zemzem suyu ile yıkadıktan sonra, içi hikmet ve îmân dolu altın bir tas getirip göğsüme boşalttı, sonra kapattı."

Bu hadîs-i şerîf, Sahîh-i Buhârî ve Müslim'de zikredilmiştir.

Yine bu iki kitabda Enes bin Mâlik'ten şöyle rivâyet edilmiştir. Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem buyurdu ki:

"İşte şuradan şurama kadar, yâni boğazın altındaki çukurdan göğüste kıl biten yere kadar yardı. Kalbimi çıkardı, içi îmân dolu altın bir tas getirdi. Kalbimi yıkadı sonra da iç organlarımı yıkadı. Sonra kapattı." (Senâullah-ı PânîPütî, Abdülhâk-ı Dehlevî)

Yukarıda da izah edildiği gibi, bu göğüs yarma hâdisesi iki defa vuku bulup, bir cihetle Peygamber Efendimiz (asm)'in o yüksek ve ağır nübüvvet yüküne ihzar mahiyetindedir. Hazret-i Peygamber Efendimiz (asm)'in beşerî cihetinin manevî cihetine muvafakat edilmesi de diyebiliriz. Resul-i Ekrem Efendimiz (asm)'in Mi’rac Gecesi Kâbe’nin yanında iken melekler tarafından göğsünün yarılıp zemzem suyu ile yıkanarak ilim ve hikmetle doldurulması da aynı şekilde mi’raca bir ihzar idi. Mi’rac öyle alelade bir seyahat olmadığı için, melekler Hazret-i Peygamber (asm)'i o seyahate hazırlayıp birtakım ameliyattan geçiriyorlar.

Kalbin yıkanmasında şöyle bir incelik olabilir; fizikî kalbin o sür’atli isra ve mi’rac yolculuğunda zarar görmemesi için mukavemetli ve ahiret âlemlerine uygun bir hale sokulmasıdır. Nasıl astronotlar uzaya çıkarken bazı tedbirlerden geçip hususî elbiseler giyiyorlarsa, aynı şekilde melekler de Peygamber Efendimiz (asm)'in bedenini o âlemlere karşı mahfuz bir hale getirmiş olabilirler. Bunlar da hikmetten müstağni değildir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...