"Semavatın hem vücudu, hem taaddüdü"ne işaret ettiği ifade edilen ayetin yeri ve tefsiri hakkında bilgi verir misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Birçok ayet-i kerimede semavat ve arz birlikte zikredilir. Sadece iki misal:

"Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar Allah’ı tesbih ederler. Her şey onu hamd ile tesbih eder. Ancak, siz onların tesbihlerini anlamazsınız..." (İsra, 17/44)

"Allah odur ki yedi göğü ve yerden de onların mislini yaratmıştır. Onların aralarında emri cereyan eder..." (Talak, 65/12)

Ayetlerde yeryüzü tekil olarak, semâlar ise çoğul olarak ifade edilmişlerdir. Bu ayetlerin her biri, semâların hem varlığını hem de çokluğunu ders verirler.

Ayetlerin tefsiri konusunda Üstad Hazretlerinin şu açıklamalarını aynen nakletmekle yetineceğiz:

"Evet, hitabât-ı Kur'âniyenin vüs'ati ve maânî ve işârâtındaki genişliği ve en ami bir avamdan en has bir havassa kadar derecât-ı fehimlerini mürâât ve mümâşât etmesi gösterir ki, her bir ayetin her bir tabakaya bir veçhi var, bakıyor. İşte bu sırra binaen, 'yedi semavat' mana-yı küllîsinde yedi tabaka-i beşeriye, muhtelif yedi kat manayı fehmetmişler. Şöyle ki:

فَسَوّٰيهُنَّ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ ayetinde, kısa nazarlı ve dar fikirli bir tabaka-i insaniye, hava-yı nesiminin tabakatını fehmeder."

"Ve kozmoğrafya ile sersemleşmiş diğer bir tabaka-i insaniye dahi, elsine-i enamda 'seb'a-i seyyare' ile meşhur yıldızları ve medarlarını fehmeder."

"Daha bir kısım insanlar, küremize benzer zevilhayatın makarrı olmuş semavi yedi küre-i âharı fehmeder."

"Diğer bir taife-i beşeriye, manzume-i şemsiyenin yedi tabakaya ayrılmasını, hem manzume-i şemsiyemizle beraber yedi manzumât-ı şümusiyeyi fehmeder."

"Daha diğer bir taife-i beşeriye, madde-i esiriyenin teşekkülâtı yedi tabakaya ayrılmasını fehmeder."

"Daha geniş fikirli bir tabaka-i beşeriye, yıldızlarla yaldızlanıp bütün görünen gökleri bir semâ sayıp, onu bu dünyanın semâsıdır diyerek, bundan başka altı tabaka-i semavat var olduğunu fehmeder."

"Ve nev-i beşerin yedinci tabakası ve en yüksek taifesi ise, semavat-ı seb'ayı âlem-i şehadete münhasır görmüyor; belki avalim-i uhreviye ve gaybiye ve dünyeviye ve misâliyenin birer muhit zarfı ve ihatalı birer sakfı olan yedi semavatın var olduğunu fehmeder."

"Ve hakeza, bu ayetin külliyetinde, mezkûr yedi kat tabakanın yedi kat manaları gibi daha çok cüz'î manaları vardır. Herkes fehmine göre hissesini alır ve o mâide-i semaviyeden herkes rızkını bulur." (Lem'alar, On İkinci Lem'a.)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...