"Sen Sözlerde kıyas-ı temsilî çok istimal ediyorsun. Halbuki, fenn-i mantıkça, kıyas-ı temsilî yakîni ifade etmiyor. Mesâil-i yakîniyede burhan-ı mantıkî lâzımdır." Tabirleri ile birlikte soruyu açar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kıyas; lügat mânasıyla karşılaştırma, mukayese etme demektir. Kıyasta bir şeyi bir şeye benzeterek yahut bir konu hakkında doğruluğu kabul edilen hükümlerden hareket edilerek hüküm verme söz konusudur. Mantık ilminde, “kıyas-ı temsilî yakîni ifade” etmez. Yakınî meselelerde yani mantikî bürhanlarla kesinlik kazanmış konularda kıyasa gerek kalmaz. Kıyas yapılıyorsa mesele yakınî değil demektir.

Dersin devamında şöyle buyrulur:

"İlm-i mantıkça, çendan, 'Kıyas-ı temsilî, yakîn-i kat’î ifade etmiyor' denilmiş. Fakat kıyas-ı temsilînin bir nev’i var ki, mantığın yakînî burhanından çok kuvvetlidir ve mantığın birinci şeklinin birinci darbından daha yakînîdir..."

Bazı hallerde kıyas-ı temsilinin “mantığın yakînî burhanından çok kuvvetli” olabildiğine şu misali veriyor:

"Meselâ, 'Güneş, nuraniyet vasıtasıyla, bir tek zât iken her parlak şeyin yanında bulunuyor.' temsiliyle bir kanun-u hakikat gösteriliyor ki, nur ve nuranî için kayıt olamaz, uzak ve yakın bir olur, az ve çok müsavi olur, mekân onu zaptedemez."

Nur ve nuranî için uzak-yakın, az-çok farkı olmadığına dair ne kadar delil getirilse bu kadar tesirli olmaz.

Bir başka misal:

"Hem meselâ, 'Ağacın meyveleri, yaprakları bir anda, bir tarzda, kolaylıkla ve mükemmel olarak bir tek merkezde, bir kanun-u emrî ile teşkili ve tasviri' bir temsildir ki, muazzam bir hakikatin ve küllî bir kanunun ucunu gösterir."

Bu da güneş temsili gibi “kıyas-ı temsilinin “mantığın yakînî burhanından çok kuvvetli” olabildiğine ayrı bir delildir. Güneş misalinde mesele nuraniyet sırrına bina edilmişti, burada ise bir merkezden yapılan işlerin daha kolay ve daha mükemmel olabildiğine bir misal verilmiş oluyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...