"Seraser nur olan hazine-i binihayenin fihriste ve nümune levhasının her parçasından, 'hanifen müslimen' gömleği çıkacak..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Her nümune levhaları mukaddemâ görülüyordu ki, yalnız bir parçayla topların ve küllîlerin nevilerini gösterir. Daha bir şeye yaramaz. Fakat serâser nur olan hazine-i bînihayenin fihriste ve nümune levhasının her parçasından, 'hanîfen müslimen' gömleği çıkacak. Harika derecede parçaları ve kıymetleri hâvidirler. Nasıl umuma muhalif külliyatla harika olduğu gibi, cüz’iyatlarıyla hârika bir hatemi taşıyorlar." (Barla Lâhikası, 166. Mektup: Hafız Ali'nin Fıkrasıdır)

İbrahim (as)'ın kavmi, gök cisimlerine ve onların yeryüzündeki temsilî manasını taşıyan putlara tapmaktaydı. Kavmini putperestlikten vazgeçirmek üzere, önce yıldız, sonra Ay, sonra da Güneş için “Bu mu benim Rabbim?!.” manasında “Rabbim budur.” dedikten sonra, Güneş'in de battığını görünce kavmine şöyle hitap etmişti:

“Ey kavmim! Ben sizin (Allah’a) ortak koştuklarınız şeylerden uzağım. Ben Hanîf olarak (Allah’ı bir bilen ve hakka yönelen biri olarak) yüzümü gökleri ve yeri yoktan yaratan Allah’a çevirdim ve ben müşriklerden değilim." (En’âm, 78,79)

Hanîf kelimesi, İslam’dan önceki dönemlerde, tevhid inancına sahip olmanın sembolü olmuştur.

Metinde bulunan bu ifadeler, Risale-i Nur eserlerinin hem bütünündeki hem de en küçük parçalarındaki derinliği ve manevi kıymeti anlatmaktadır. Bu metni şu üç temel noktada özetleyebiliriz:

İslam’ın Özü ve Saflığı: "Hanîfen müslimen gömleği çıkacak" ifadesiyle, bu eserlerin her bir parçasının Hz. İbrahim’den (a.s) gelen o halis ve saf olan İslam inancını doğrudan yansıttığı vurgulanır. Yani hangi kısmını okursanız okuyun, karşınıza katıksız bir tevhid inancı çıkar. Evet, Hz. İbrahim'in yolu olan Allah’ı bir bilmek ve hakka yönelen biri olmak, hakiki Müslümanların da asıl yoludur ve Risalelerin her yerinde bu ruhu görmek mümkündür.

Bütün ile Parçanın Uyumu: Risale-i Nur’un bir külliyat olarak büyük bir harika olmasının yanı sıra, cüz'iyat denilen en küçük parçalarının bile aynı harikalığı ve değeri taşıdığı ifade edilir. Tıpkı bir aynanın kırılan her küçük parçasının güneşi aynı netlikte göstermesi gibi...

Hazine ve Fihriste Benzetmesi: Bu eserler, sonu olmayan bir iman hazinesinin özeti ve vitrini gibidir. İçeriği sıradan bir bilgi yığını değil, imana ve Kur'an'a dair delilleri harika bir mühürle tasdiklemiş, eşsiz kıymette hakikatlerden müteşekkildir.

Özetle; Risale-i Nur’un sadece tamamı değil, en küçük bir parçası dahi İslam’ın saf ruhunu taşır ve bütününde bulunan o harika özellikleri kendi içinde barındırır.

İlave bilgi için tıklayınız:

- "Hanifen müslimen tezgâhında dokunacak bir hulle" ne manaya gelmektedir?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 106
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...