"Fihrist bakiyesinin telifi size havale edilmişti. Taksimü’l-â’mâl tarzında yapsanız iyi olur." Bu ifade fihristin üçüncü cildi için midir?
FİHRİST RİSALESİ'NİN TEKMİLİ VAZİFESİ
"Kardeşlerim! Fihriste'den sonra te'lif edilen risalelerin fihristelerini, ötekilerin tarzında yazmasını size bırakıyorum. Ben şimdi eski gibi her risâleyi hülasa edemiyorum. Sizler eski genç Said'in değil, belki yeni ihtiyar Said'in genç, dinç Saidlerisiniz, onun vazifesini yaparsınız." (Kastamonu Lâhikası, İhlas Nur Neşriyat, s. 25)
"Aziz Kardeşlerim! Fihrist bakiyyesinin te'lifi size havale edilmişti, taksimü'l-a'mal tarzında yapsanız iyi olur." (Kastamonu Lâhikası, s. 16)
- Fihrist Risalesi'nde olmayanlar sırayla şunlar;
1- Barla Lâhikası 2- Kastamonu Lâhikası 3- Emirdağ Lâhikası 1 ve 2 4- Muhâkemât 5- İşârâtü'l-İ'câz 6- Tarihçe-i Hayat 7- Sikke-i Tasdik-i Gaybî
- Sorum şu; Üstâd Hz.nin mektubunda geçen "Fihriste'den sonra te'lif edilen risalelerin fihristelerini, ötekilerin tarzında yazmasını size bırakıyorum" ifadesi Fihrist Risalesi'nin 2 cildi yazıldıktan sonrası için midir? 1. Cildini Üstâd Bediüzzaman, 2. Cildini Üstâd'ın talebeleri ve 3. Cildi de ileride Nur Talebelerinin yapmasını mi Üstâd istemiş?
"Fihrist bakiyyesinin te'lifi size havale edilmişti, taksimü'l-a'mal tarzında yapsanız iyi olur."
- Bu ifade sadece 2. Cild için midir? Yoksa Fihrist Risalesi'nde geçmeyen 7 tane risalenin de fihristinin aynı tarzda yapılması için Üstâd Bediüzzaman'ın verdiği bir vazife mıdır?
- Bu hususu delilleri ile aydınlatırsanız sevinirim.
Değerli Kardeşimiz;
"Kardeşlerim! Fihriste'den sonra te'lif edilen risalelerin fihristelerini, ötekilerin tarzında yazmasını size bırakıyorum. Ben şimdi eski gibi her risâleyi hülasa edemiyorum. Sizler eski genç Said'in değil, belki yeni ihtiyar Said'in genç, dinç Saidlerisiniz, onun vazifesini yaparsınız." (bk. Kastamonu Lahikası, İhlas Nur Neşriyat, s. 25)
"Onuncu Şuâ nâmını alan, güzelce yazdığınız ve te'lif ettiğiniz Fihriste’nin ikinci cildi mükemmeldir. Yalnız Birinci Şuâ'daki kısadır. Benden daha iyi yazmışsınız. Ben sizlerle konuşmak ve sizi dinlemek arzu ettikçe ona bakıyorum. Cidden zevk alıyorum. Allah sizden ebeden râzı olsun. Âmin." (bk. age., s. 26, 27)
"Aziz Kardeşlerim! Fihrist bakiyyesinin te'lifi size havale edilmişti, taksimü'l-a'mal tarzında yapsanız iyi olur." (Kastamonu Lahikası, 10. Mektup, s. 16)
"Aziz, kıymettar, sadık ve sebatkâr kardeşlerim! Fihriste'yi taksimü'l-a'mal tarzında mütesanid heyetinizin şahs-ı manevîsine tevdiiniz çok güzeldir. Tam ve daimî bir üstâd buldunuz. O manevî üstâd, bu âciz kardeşinizden çok yüksektir; daha bana ihtiyaç bırakmıyor." (Kastamonu Lahikası, 11. Mektup, s. 16)
"...Fihriste'nin bâriz bir vasfı daha var ki, o da kendi ihtiyarınızla olmayıp, sünûhât-ı kalbiye ile olduğunu ispat ediyor." (Barla Lahikası, 168. Mektup: Refet Bey'in Fıkrasıdır, s. 195)
Fihrist Risalesi'nde Olmayan Risaleler
1. Barla Lahikası,
2. Kastamonu Lahikası,
3. Emirdağ Lahikası 1 ve 2,
4. Muhâkemât,
5. İşârâtü'l-İ'câz,
6. Tarihçe-i Hayat,
7. Sikke-i Tasdik-i Gaybî.
Fihrist Risalesi'nin 1. Cildi Üstâd Bediüzzaman, 2. Cildi ise Üstâd Bediüzzaman'ın talebeleri tarafından telif edilmiştir. Fihrist Risalesi'nin tekmili hususunda 3. Cildi için de Üstâd Bediüzzaman "Fihriste'den sonra te'lif edilen risalelerin fihristelerini, ötekilerin tarzında yazmasını size bırakıyorum." demiştir. Risale-i Nur Külliyatı'ndaki 2 derleme eser hariç 12 cilt eserden 7'sinin fihristi mevcut Fihrist Risalesi'nde vardır. Geri kalan -isimleri yukarıda sayılan- 7 kitabın içindeki her "her risaleyi hülasa" ederek 3. Cildin telifi ile Fihrist Risalesi'nin tekmil edilmesi vazifelerden biri olarak görünmektedir.
İhlas Nur Neşriyat Kastamonu Lâhikası'nın âhirinde "Kastamonu Lahikası Fihristi" vardır ve oraya M. Said Özdemir Ağabey şöyle bir haşiye düşmüştür:
"Bu Kastamonu Lâhikası'nın fihristesini, Kuleönülü Rahmetli Küçük Ali Ağabeyimiz yazmış. Üstâd Bediüzzaman Hazretleri de kendi eliyle tashih etmiş olmasına binaen, eksik mektubların fihristeleri de nâşir tarafından ilave edilerek neşredilmiştir. Nâşir." (bk. Kastamonu Lahikası, İhlas Nur Neşriyat, s. 309)
İhlas Nur Neşriyat Emirdağ Lâhikası-I eserinin ahirinde de "Fihrist" mevcuttur. (bk. Denizli ve Emirdağ Lâhikaları, İhlas Nur Neşriyat, s. 367)
Diğer yayınevlerinin İhlas Nur Neşriyat gibi belitilen lahikaların arkalarına fihrist koymamalarının sebebi hususunda şunlar söylenebilir:
Sualde sorulan yedi kitabın üç tanesi lahikalardır. Bunlar zaten kısa kısa ve ayrı mevzularda mektublardır. İşaratü'l-İ'caz, Muhakemat ve Tarihçe-i Hayat için fihrist yapılması hakkında Üstad'ımızın bir talebi olmuş mu bilemiyoruz.
Sikke-i Tasdik-i Gaybi, Tılsımlar, Siracünnur, Zülfikâr ve Asa-yı Musa ise Külliyat'tan belli mevzuları toplama ile Üstad'ımızın vücuda getirdiği kitaplardır.
Kastamonu Lahikası'ndaki Üstad'ımızın o ifadeleri, ağabeyler tarafından Fihrist Risalesi'nin 2. Cildinin telifinden evveldir ve 16. Lem'a'dan 10. Şua'ya kadar ki kısmı ağabeyler telif etmişler, o talebi yerine getirmişlerdir kanaatindeyiz.
Kastamonu hayatından sonra yani Denizli hapsinde telif edilen 11. Şua: Meyve Risalesi ve Afyon hapsinde telif edilen 15. Şua: Elhüccetüzzehra Risalesi'nin fihristlerini de Emirdağ Nur Talebeleri telif etmişlerdir.
Yine Üstad'ımız, Arabi Risaleleri cem' eden Mesnevi-i Nuriye için de bir fihristi yakın talebelerine yaptırmıştır.
Netice olarak:
Üstad'ımızın sağlığında Külliyat ile ilgili fihrist meselesi tekmil edilmiş ve Fihrist Risalesi olarak neşredilmiştir. Yukarıda zikrettiklerimiz orada görülebilir.
Görüntüler:
Bundan sonra fihrist meselesi kapanmış mıdır?
Risale-i Nur'un telif ve hizmetine Cenab-ı Hak tarafından Üstad'ımız intihab edildiği halde, zaman cemaat zamanı olmasından Üstad'ımız hem telifte hem hizmette yakınındaki zatları iştirak ettirmiştir. Ta ki şahıs değil, bir şahs-ı manevi olarak ehl-i bid'a ve dalaletin karşısına çıksın. Kendisinden sonra da "Nur'un has şakirdleri"nin bu vazifeyi devam ettireceklerini çok yerlerde beyan etmiştir, hem hayatındaki tatbikatla da bilfiil göstermiştir.
Eğer böyle bir ihtiyaç zuhur ederse ve şahs-ı manevi kanaat getirirse, bütün neşriyatlarda eklenmek üzere Nur'un has şakirdlerinin tavzif ve tensibiyle yapılabilir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü


Yorumlar
Yazıda «Fihrist Risalesi'nin tekmili hususunda 3. Cildi için de Üstâd Bediüzzaman "Fihriste'den sonra te'lif edilen risalelerin fihristelerini, ötekilerin tarzında yazmasını size bırakıyorum." demiştir.» deniliyor. Sonlara doğru da «Kastamonu Lahikası'ndaki Üstad'ımızın o ifadeleri, ağabeyler tarafından Fihrist Risalesi'nin 2. Cildinin telifinden evveldir ve 16. Lem'a'dan 10. Şua'ya kadar ki kısmı ağabeyler telif etmişler, o talebi yerine getirmişlerdir kanaatindeyiz.» deniliyor. Şimdi «"Kardeşlerim! Fihriste'den sonra te'lif edilen risalelerin fihristelerini, ötekilerin tarzında yazmasını size bırakıyorum. Ben şimdi eski gibi her risâleyi hülasa edemiyorum. Sizler eski genç Said'in değil, belki yeni ihtiyar Said'in genç, dinç Saidlerisiniz, onun vazifesini yaparsınız." (bk. Kastamonu Lahikası, İhlas Nur Neşriyat, s. 25)» ifadesi Fihristenin 2. Cildi mi yoksa 3. Cildi için mi verilen vazifedir? Üstâd Bediüzzaman, Fihristenin 3. Cildinin yazılmasını istemiş midir istememiş midir? Yazıdan tam neticeyi çıkaramadım
Vazife Hangi Cilt İçin Verilmiştir?
Üstâd Bediüzzaman Said Nursî'nin Kastamonu Lahikası'ndaki o ifadesi, Fihrist Risalesi'nin 2. Cildi'nin telifi için verilen bir vazifedir.
Üstad Hazretleri, Külliyat'ın ilk kısımlarının fihristini (genellikle 1. Cilt olarak kabul edilir) bizzat kendisi kaleme almıştı. Söz konusu ifade ise, bu ilk fihristten sonra telif edilen risalelerin (özellikle 16. Lem'a'dan 10. Şua'ya kadar olan kısımların) fihristlerinin talebeler tarafından hazırlanmasını istemiştir.
Sizin de alıntıladığınız ikinci kısım bunu teyit etmektedir: "Kastamonu Lahikası'ndaki Üstad'ımızın o ifadeleri, ağabeyler tarafından Fihrist Risalesi'nin 2. Cildinin telifinden evveldir ve 16. Lem'a'dan 10. Şua'ya kadar ki kısmı ağabeyler telif etmişler, o talebi yerine getirmişlerdir kanaatindeyiz." Bu, talebelerin bu talimatı yerine getirerek 2. Cilt'i telif ettiklerini açıkça belirtir.
Sizin metninizdeki ilk alıntıda yer alan "3. Cildi için de..." ifadesi, muhtemelen bu ifadenin prensip olarak sonraki risaleler için de geçerli olacağı yönündeki bir yoruma dayanmaktadır. Ancak, ifadenin o anki somut karşılığı ve hemen ardından gelen yerine getirilme safhası 2. Cilt ile ilgilidir.
Üstâd Bediüzzaman 3. Cildin Yazılmasını İstemiş midir?
Üstâd Bediüzzaman, bu ifadesinde açıkça bir "3. Cilt" ismini zikretmemiştir. Ancak, verdiği talimatın ruhu ve kapsamı, daha sonra telif edilen tüm risaleleri kapsayacak şekildedir.
"Fihriste'den sonra te'lif edilen risalelerin fihristelerini, ötekilerin tarzında yazmasını size bırakıyorum."
Bu talimat, ilk Fihrist'ten sonra yazılan tüm risalelerin fihristlerinin hazırlanmasını, yani bu vazifenin sürekliliğini ifade eder.
Bu talimatın hemen ardından Nur Talebeleri, o dönemde yeni telif edilen risaleleri toplayarak 2. Cilt'i oluşturdular. Daha sonraki yıllarda Külliyat'a giren ve bu iki ciltten sonra kalan risalelerin (örneğin Sikke-i Tasdik-i Gaybî veya Âyetü'l-Kübra gibi eserlerin bazılarının) fihristlerinin yapılması ihtiyacı doğduğunda, bu, Üstad'ın genel talimatının bir uzantısı olarak kabul edilmiştir.
Özetle: Üstad bu sözüyle doğrudan bir "3. Cilt" emri vermemiştir; ancak 2. Cilt'in telifine yol açan ve sonraki tüm risalelerin fihristlerinin yapılması yönündeki sürekli bir prensibi ortaya koymuştur. Bu prensip, Külliyat'ın sonraki kısımları için de fihrist ihtiyacını doğurmuştur.