Block title
Block content

İkinci Mebhas

İçerikler

  1. "Evet, hırs, zîhayat âleminde en geniş bir daireden tut, tâ en cüz’î bir ferde kadar sû-i tesirini gösterir. Tevekkülvâri taleb-i rızık ise, bilâkis medar-ı rahattır ve her yerde hüsn-ü tesirini gösterir." Bu cümleleri açıklar mısınız?

  2. Hırs konusunun geçtiği yerdeki serlevha edilen ayetler; rızk ile ilgilidir. Rızık ile hırsın münasebeti ne olabilir?

  3. "Eğer malı çok seversen, hırs ile değil, belki kanaat ile malı talep et ta çok gelsin." Buradaki "mal" manevi olarak anlaşılabilir mi? Kullukta hırs göstermek gerekir mi?

  4. "Eğer malı çok seversen, hırsla değil, belki kanaatle malı talep et, tâ çok gelsin." Malı sevmek ve talep etmek, kanaat ile zıt değil mi?

  5. "Madem öyledir. Eğer malı çok seversen, hırsla değil, belki kanaatle malı talep et, tâ çok gelsin." Kanaat ile istemek nasıl olur? Kanaat eden zaten elindekine kanaat etmek niyetini taşırken başka mal istemez ki zengin olsun.

  6. "Yahudi milleti, pek çok zahmetle kazandığı, kendine faidesi az,.." Yahudiler mal ve para açısından oldukça zenginler, bunların faydasının az olmasını nasıl anlayabiliriz?

  7. Ehl-i kanaat olanın aşağıdaki iskemleye oturmak istemesi maddi-manevi himmetin ve hedeflerin yüksek tutulmasıyla ters düşmüyor mu? Bir mümin maddi-manevi olarak kendine yüksek ideal ve hedefler belirlememeli mi?

  8. Rızık peşinde koşma ile hırs arasında fark var mı?

  9. "Hakikatli bir rüya-yı hayaliye" kavramını açar mısınız? Hem rüya hem de hayal ifadesi bir arada geçince anlaşılması zor oluyor!

  10. "Hırs sebebiyle, teennî ile hareket etmediği için, o tertipli eşyadaki mânevî basamakları müraat etmez; ya atlar, düşer veyahut bir basamağı noksan bırakır, maksada çıkamaz." Buradaki; "atlar düşer" ifadesini nasıl anlayabiliriz?

  11. "Nasıl ki bir ekmeğin vücudu, tarla, harman, değirmen, fırına terettüp eder. Öyle de, tertib-i eşyada bir teennî-i hikmet vardır. Hırs sebebiyle, teennî ile hareket edilmediği için, o tertipli eşyadaki mânevî basamakları..." manevi basamakların izahı?

  12. "Zekât, her şahıs için sebeb-i bereket ve dâfi-i beliyyattır. Zekâtı vermeyenin, herhalde elinden zekât kadar bir mal çıkacak; ya lüzumsuz yerlere verecektir, ya bir musibet gelip alacaktır." İzah eder misiniz?

  13. Dilenci, uyku hali ve birisini bekleme misallerinin "tertib-i eşyadaki teenni-i hikmet" ile bağlantısını açıklar mısınız? Uyumak istemekle, teenni ile hareket etmek arasındaki ilgi nasıl kurulabilir?

  14. "Beşerde, havas ve avâm, iki tabaka var. Havastan avâma merhamet ve ihsan ve avâmdan havâssa karşı hürmet ve itaati temin edecek, zekâttır." İzah eder misiniz?

  15. "Biz tembellik edip, o namazı yerine getirmedik... Cenâb-ı Hak onun keffareti olarak, beş sene talim ve talimat ve koşturmakla bize bir nevi namaz kıldırdı." Namazın kefareti var mı, Harb-i Umumi'de vefat edenler (namazsız iseler) muaf mı oluyorlar?

  16. "Cenâb-ı Hak, müterakim zekâtını, kırkta otuz, onda sekizini aldı. ...Cenâb-ı Hak, ceza olarak, yetmiş cihetle belâlı bir nevi orucu beş sene cebren bize tutturdu. ...Cenâb-ı Hak, onun kefareti olarak,.." Üstadımızın rüyasındaki cezaları açıklar mısınız?

  17. "Hem her senede yalnız bir ayda yetmiş hikmetli bir açlık bizden istedi. Biz nefsimize acıdık, muvakkat ve lezzetli bir açlığı çekmedik." Burada bahsedilen "yetmiş hikmetli bir açlık"tan maksad nedir?

  18. "Rusya’da olduğu gibi, sa’y ve sermaye mücadelesi suretinde boğuşmaya başlar." Bu ne demektir, açıklar mısınız?

  19. "Sen çalış ben yiyeyim." ifadesini nasıl anlamalıyız?

  20. Zekat için kullanılan: "Her sene taze verdiği buğday gibi mallardan onda bir." "Yani, eskiden verdiği kırktan ki, her senede galiben ve lâakal ribh-i ticarî ve nesl-i hayvanî cihetiyle, o kırktan taze olarak on adet verir." cümlelerinin izahı nasıl?

  21. "Allah namına vermediğin için manen minnet ediyorsun." cümlesindeki "zekât verenin minnet etmesi" ne demektir?

Yükleniyor...