"Zelzele gibi vakıalar olan şu hadisat-ı kevniye, tesadüf oyuncağı değiller." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Hem kendini başıboş zannetme. Zira şu misafirhane-i dünyada, nazar-ı hikmetle baksan, hiçbir şeyi nizamsız, gayesiz göremezsin. Nasıl sen nizamsız, gayesiz kalabilirsin? Zelzele gibi vakıalar olan şu hadisat-ı kevniye, tesadüf oyuncağı değiller..." (Sözler, On Dördüncü Söz, Hatime)
Kâinatta hiçbir hadise tesadüfe bırakılmamışken, deprem gibi muazzam bir olayın tesadüfe bırakılması ve amaçsız sanılması asla mümkün değildir. En basit bir şeye yüzlerce hikmet ve gaye takılsın, ama deprem gibi muazzam bir hadise tesadüfe ve gayesizliğe terk edilsin. Yaprak bile kendi başına bırakılmasın, fakat binlerce insanın ölmesine ve binlerce devasa yapının yıkılmasına yol açan zelzele kendi kendine serserice hareket edebilsin. Böyle bir çelişkiyi hiçbir akıllı adam kabul etmez.
Evet, deprem insanları gaflet uykusundan uyandıran bir kamçı, ölümü hatırlatan bir ikaz ve fasıkları cezalandıran bir tokattır.
İlave bilgi için tıklayınız:
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
"Evet, deprem insanları gaflet uykusundan uyandıran bir kamçı, ölümü hatırlatan bir ikaz ve fasıkları cezalandıran bir tokattır."
Her deprem, toplum içindeki bazı fasıkların cezalandırılması mıdır?
Peygamber efendimiz (sav) dağ üzerindeyken zelzele yaşandığı anlatılır.
Sadece inanan yada Müslüman bir toplumda da deprem olabilir zira sadece isyan değil, ibret veya dünyanın fâni olduğu nice gerçekleri Allah hatırlatabilir diye düşünüyorum.
Ne dersiniz?